6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 76-77-79-81-84 Cevapları 1. Kitap
6 dk okuma 0 yorum
“Evimiz Dünya” öğrenme alanının ikinci konusu “Doğal ve Beşerî Çevre Özellikleri Arasındaki İlişki” 76. sayfada başlıyor. Bu ilk bölümde 76, 77, 79, 81 ve 84. sayfalardaki etkinlikleri cevapladık; 78, 80, 82 ve 83. sayfalarda yalnızca haritalar, kaynak kutuları ve bilgi metinleri yer alıyor. 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 76-77-79-81-84 Cevapları 1. Kitap yazısında sarı “Neden?” notuna dokunduğunuzda cevabın gerekçesi açılır.
Doğal ve Beşerî Çevre Özellikleri Arasındaki İlişki Konusu Cevapları
Bu konuda iklim, dağ, ova, akarsu gibi doğal unsurların insanların kurduğu yerleşimleri, yolları ve iş alanlarını nasıl biçimlendirdiğini öğreniyoruz. Ülkemizdeki üç iklim tipini ve yer şekillerini haritalardan izliyoruz. Nüfusun ve göçün illere neden eşit dağılmadığını da verilerle inceliyoruz.
Sayfa 76 Cevapları
Bu sayfada: Turizm tesisi örneğine bakarak baraj ve maden ocağı görsellerinde doğa ile insan yapısı arasındaki bağı yazıyoruz. Ardından kendi ilimizden örnek veriyoruz.
Düşünelim
Görsellerdeki doğal ve beşerî çevre arasındaki ilişkiyi örnekte olduğu gibi yazınız.
Cevap: İlk kutu kitapta örnek olarak doldurulmuş; kalan iki kutuya şunlar yazılabilir:

- Görsel 2.20 (Baraj): Suyu bol bir akarsuyun dar vadisine baraj kurulur. Baraj elektrik üretir, tarlalara su verir. Sulanan tarlalar ve santraldeki işler çevrede geçimi kolaylaştırır.
- Görsel 2.21 (Maden ocağı): Yer altında maden bulunan yerde maden ocağı açılır. Ocakta çalışacak işçiler buraya gelir. Onlar için ev, yol ve dükkan yapılır; yerleşim büyür.
Neden?
Akarsu, vadi ve yer altındaki maden doğal çevrenin parçasıdır. Baraj, santral, maden ocağı, yol ve evler ise insan eliyle yapılır, yani beşeri çevredir. İnsanlar bu yapıları doğanın elverdiği yere kurar.
Yaşadığınız ilden doğal ve beşerî çevre ilişkisine örnekler veriniz.
Cevap: Kayseri’de yaşıyorum. Erciyes Dağı yüksek ve uzun süre karlı kaldığı için yamaçlarına kayak pistleri, teleferikler ve oteller yapılmış. Şehir merkezi dağın eteğindeki düzlükte kurulduğundan yollar ve fabrikalar da bu ovada toplanmış. Sultan Sazlığı’na ise kuşları izlemek isteyenler için gözlem kuleleri konulmuş. (Örnek cevaptır; herkes kendi iline göre söyler.)
Sayfa 77 Cevapları
Bu sayfada: Altı doğa fotoğrafına bakıp her yerin yaşamaya uygun olup olmadığını nedenleriyle kutulara yazıyoruz. Sonra ilimizde iklimin ve yer şekillerinin nüfusu nasıl etkilediğini örnekliyoruz.
Keşfedelim
Sayfadaki görselleri inceleyerek yaşamaya uygun olan veya olmayan doğal çevre unsurlarını seçme ya da seçmeme nedenlerinizi ilgili alanlara yazınız.
Cevap: Çöl kutusu (Görsel 2.22) kitapta örnek olarak dolu. Öteki beş kutu:

- Görsel 2.23 (deniz kıyısı): Ilıman iklim ve deniz var. Yaşamaya uygun.
- Görsel 2.24 (karlı orman): Kışı çok soğuk, yolu karlı. Pek uygun değil.
- Görsel 2.25 (akarsu kıyısı): Suyu bol, toprağı verimli. Yaşamaya uygun.
- Görsel 2.26 (yeşil ova): Düz ve verimli ova. Tarıma, yaşamaya uygun.
- Görsel 2.27 (sarp dağlar): Yüksek, engebeli, soğuk. Uygun değil.
Neden?
İnsanlar suya kolay ulaştığı, toprağın ürün verdiği ve havanın çok sert olmadığı yerlere yerleşir. Dağlık alanlarda tarım azdır, yol yapmak pahalıdır ve kışın kar yolları kapatabilir. Bu yüzden kıyılar ve ovalar kalabalık, yüksek dağlar tenhadır.
Gözlem ve deneyimlerinizden yararlanarak yaşadığınız ildeki iklim ve yer şekillerinin nüfusa olan etkilerine örnek veriniz.
Cevap: Kayseri’de karasal iklim görülür; kışlar soğuk ve karlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. İnsanların çoğu Erciyes’in eteğindeki düz ovada, şehir merkezinde yaşar. Çünkü burada yol yapmak, ev kurmak ve iş bulmak daha kolaydır. Dağlık ve yüksek ilçelerde kış sert geçtiği için nüfus azdır. (Örnek cevaptır; herkes kendi iline göre söyler.)
Sayfa 79 Cevapları
Bu sayfada: 78 ve 79. sayfalara yayılan Türkiye iklim haritasını ve Akdeniz, Karadeniz, karasal iklim kaynaklarını inceliyoruz. Üç ayrı iklimin ülkemize neler kazandırdığını söylüyoruz.
Verilen haritaya göre ülkemizde 3 farklı iklimin etkili olmasının sonuçları neler olabilir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Cevap: Üç iklimin bir arada görülmesi ülkemizi çok çeşitli yapar:
- Bitki örtüsü değişir: Karadeniz kıyısında ormanlar, Akdeniz kıyısında makiler, iç kesimlerde bozkır görülür.
- Yetişen ürünler farklılaşır: Yağışlı kuzeyde çay ve fındık, sıcak güneyde narenciye ve pamuk, iç bölgelerde buğday ekilir.
- Aynı gün bir ilimizde denize girilirken başka bir ilimizde kar yağabilir.
- Evlerin yapısı, giyim ve yemekler yöreden yöreye değişir.
- Nüfus iklimi yumuşak olan kıyılarda daha fazla, kışı sert iç ve doğu kesimlerde daha azdır.
Neden?
Haritada kuzey kıyıları Karadeniz iklimi, Akdeniz ve Ege kıyıları ile Marmara çevresi Akdeniz iklimi, iç kesimler ve doğu karasal iklim rengiyle gösteriliyor. Karadeniz iklimi her mevsim yağışlıdır. Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kurak geçer. Karasal iklimde ise gece ile gündüz, yaz ile kış arasındaki sıcaklık farkı büyüktür.
Sayfa 81 Cevapları
Bu sayfada: 80 ve 81. sayfalardaki Türkiye fiziki haritasında dağları, ovaları, platoları ve gölleri inceliyoruz. İlimizin yer şekillerinin insan yaşamına etkisini söylüyoruz. Sayfadaki karekod “Ülkemizin doğal çevre özellikleri” içeriğini açıyor.
Yaşadığınız ile ait yer şekilleri özelliklerinin beşerî çevreye olan etkisi neler olabilir? Söyleyiniz.
Cevap: Kayseri’nin en belirgin yer şekli Erciyes Dağı’dır. Dağ kış turizmini canlandırmış, yamaçlarına kayak tesisleri kurulmuş. Şehrin oturduğu ova düz olduğundan geniş caddeler, sanayi bölgeleri ve demir yolu rahatça yapılmış. Dağlık ilçelerde ise tarım alanı dar ve yollar virajlı olduğu için köyler küçük kalmış. (Örnek cevaptır; herkes kendi iline göre söyler.)
Neden?
Düzlüklerde yol yapmak ucuz, ulaşım kolaydır; bu yüzden sanayi, ticaret ve hizmet işleri buralarda yoğunlaşır. Dağlık yerlerde arazi engebeli olduğundan tarım azalır, yol yapımı zorlaşır ve kışın kar ulaşımı aksatabilir.
Sayfa 84 Cevapları
Bu sayfada: 82 ve 83. sayfalardaki nüfus haritası ile göç verilerinden sonra illerin aldığı ve verdiği göçü gösteren harita ile tabloyu okuyoruz. Büyük şehirlerin neden iki listede de başta olduğunu tartışıyor, az göç veren üç ilin durumunu yazıyoruz.
Verilen tabloya göre İstanbul, Ankara ve İzmir’in hem en çok göç alan hem de en çok göç veren iller olmasının sebepleri nelerdir? Tartışınız
Cevap: Bu üç şehir ülkemizin en kalabalık illeridir. Fabrikaları, üniversiteleri, hastaneleri ve iş yerleri çok olduğu için her yıl binlerce kişi buralara taşınır. Öte yandan içlerinde milyonlarca insan yaşadığından ayrılanların sayısı da büyük olur. Okulunu bitiren öğrenciler, tayini çıkan memurlar, emekli olup memleketine dönenler ve kalabalıktan yorulanlar başka illere gider.
Neden?
İnsanlar en çok ailesine bağlı olarak, daha iyi konut ve yaşam koşulları, eğitim ve iş için göç eder. Bu imkanlar büyük şehirlerde toplanmıştır. Kentlerin kalabalığından uzaklaşmak isteyenler de kırsal yerlere doğru göç eder.
Daha az göç veren iller arasında Ardahan, Kilis ve Bayburt’un yer almasının nedenleri neler olabilir? Yazınız.
Cevap: Bu üç ilin nüfusu zaten çok az. İçlerinde yaşayan az olunca başka ile taşınanların sayısı da küçük kalır. Yani göç veriyorlar ama sayı olarak listenin sonunda yer alıyorlar.

Neden?
2025 nüfus sonuçlarına göre ülkemizin en az nüfuslu ili Bayburt’tur; Ardahan ve Kilis de en az nüfuslu beş il arasındadır. Tablo göç edenlerin oranını değil sayısını gösterdiği için nüfusu az olan iller “en az” sütununa düşer.

Soru sor ya da yorum yaz