İçeriğe geç
Sınıf8. sınıf
Sayfa246 – 251
Güncelleme
Hecce Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 246-248-249-251 Cevapları Hecce Yayıncılık

7 dk okuma 0 yorum

8. sınıf Türkçe ders kitabının 7. temasındaki (Sanat) “San’at” şiirinin 246, 248, 249, 250 ve 251. sayfa cevaplarını bu yazıda bulabilirsiniz. 247. sayfa şiirin devamı ve şairin tanıtımıdır; bu sayfada yazılacak bir cevap yoktur. 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 246-248-249-251 Cevapları Hecce Yayıncılık yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.

San’at Metni Cevapları

Faruk Nafiz Çamlıbel’in bu şiirinde şair, sanat zevkini yabancı bahçelerde ve salonlarda arayan bir arkadaşına seslenir. Kendi sanatını ise çiniyle, sülüs yazıyla, zeybekle ve türküyle anlatır; sonunda yolların ayrıldığını söyler. Etkinliklerde sözcük anlamlarını buluyor, şiiri sorularla çözümlüyor, bir çizgi romanı yorumluyor, konuşma yapıyor ve sanat konulu bir hikâye yazıyoruz.

Sayfa 246 Cevapları

Bu sayfada: Sanat denince aklımıza gelenleri paylaşıyoruz. Ardından şiiri okuma yönergesine göre okuyup telaffuzu zor sözcükleri belirliyoruz.

Hazırlık Çalışması

Sanat denilince aklınıza neler geliyor? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Cevap: Sanat denince önce müze gezilerimiz aklıma geliyor. Sonra türküler, sahne oyunları ve çini tabaklar geliyor. Bence sanat, bir duyguyu ya da düşünceyi güzel bir biçimde başkasına geçirebilmektir.

Şiiri, türünün özelliklerini dikkate alarak okuyunuz. Şiiri bir kez daha sessiz bir şekilde okuyunuz. Okurken vurgu ve tonlamaya dikkat ediniz ve şiirdeki telaffuzu zor olan kelimeleri belirleyiniz. Ardından şiiri sesli okuyunuz. Şiiri birkaç kez daha sessiz okuyarak ezberlemeye çalışınız.

Cevap: Şiirde telaffuzu zor bulduğum sözcükler mâbedin, mûsikî, rûhumuzun, bahâr ve kâh gibi uzun ünlülü sözcükler oldu. Bu sözcüklerdeki uzun ünlüleri önce yavaş okudum, sonra şiiri kıtalara bölerek ezberlemeye çalıştım. Okurken özellikle “Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz.” dizesini kararlı bir sesle vurguladım.

Sayfa 248 Cevapları

Bu sayfada: Dört sözcüğün anlamını tahmin edip sözlükle karşılaştırıyoruz. Şiiri sorularla çözümlüyor, konusunu ve ana duygusunu yazıyoruz.

1. Etkinlik

Okuduğunuz metinden bazı kelimeler verilmiştir. Bu kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.

Cevap:

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 248 kelime anlamları cevabı

  • diyar → Tahminî anlamı: Yurt, yöre. Sözlük anlamı: Ülke, memleket; bölge. Cümlem: Uzak diyarlardan gelen misafirlerimizi sofrada ağırladık.
  • kubbe → Tahminî anlamı: Yapının üstündeki yuvarlak çatı. Sözlük anlamı: Yarım küre biçiminde örtü, dam. Cümlem: Müzenin kubbesinden içeri ışık sızıyordu.
  • sülüs → Tahminî anlamı: Duvarda asılan bir yazı türü. Sözlük anlamı: Arap harfli süslü bir yazı türü. Cümlem: Hocamız sülüs yazıyla yazılmış levhayı sınıfa astı.
  • ürpermek → Tahminî anlamı: Korkudan ya da soğuktan titremek. Sözlük anlamı: Korku, soğuktan tüyleri diken diken olmak. Cümlem: Karanlık koridorda yankılanan adımları duyunca ürperdim.
Neden?

Şiirde “kubbesinde ince bir mozayik arar da” dizesi yapının üstündeki bölümü, “Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda” dizesi duvara yazılan süslü yazıyı gösteriyor. “Bizim diyarımız da bin bir bahâr saklar” derken şair diyarı kendi yurdu anlamında kullanıyor. “Bir ürperiş getirir senin sinirlerine” dizesindeki ürperiş de ürpermekle aynı kökten.

2. Etkinlik

1. Şair şiirinde kime seslenmektedir?

Cevap: Şair, güzelliği yabancı bahçelerde, orkestrada ve heykellerde arayan bir arkadaşına sesleniyor. Ona “sen” diyor, kendisi ve Anadolu insanı için ise “biz” diyor.

Neden?

Şiirde “Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek” ve “Arkadaş, biz bu yolda türküler tutururken” dizeleri doğrudan bir kişiye söyleniyor. Yani farklı bir sanat anlayışına bağlı bir arkadaşına sesleniyor.

2. Şiirde neler karşılaştırılmıştır?

Cevap: İki farklı sanat anlayışı karşılaştırılmış. “Sen” tarafında orkestra sesleri, yabancı şehirdeki kadın heykeli, mozaik ve raks eden bir beyaz kelebek var. “Biz” tarafında ise sülüs yazı, yeşil çini, zeybek, köylünün kıvrılmayan beli ve türküler var.

Neden?

Her kıtada önce “sen” için bir sanat örneği, ardından “bize” ait bir örnek veriliyor. Örneğin “Fırtınayı andıran orkestra sesleri… bizde geçer en hazin bir mûsikî yerine” dizeleri iki taraf arasındaki farkı açıkça gösteriyor.

3. “Arkadaş, biz bu yolda türküler tutururken/Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz.” dizeleriyle şair ne anlatmak istemiştir?

Cevap: Şair, kendi sanat yolunun türkülerle, çiniyle ve Anadolu’nun değerleriyle ilerlediğini, arkadaşının ise başka bir yolu seçtiğini anlatıyor. “Sana uğurlar olsun” diyerek kırmadan ama kesin bir veda ediyor. Yani iki sanat anlayışı artık birleşmeyecek.

Neden?

Dizelerdeki “Ayrılıyor yolumuz” sözü yolların kesin biçimde ayrıldığını söylüyor. “Uğurlar olsun” ifadesi ise karşıdakine iyi dilekte bulunmak anlamına geldiği için veda kırıcı değil, kararlı bir tonda.

4. Sizce şair şiiri yazarken hangi duygular içerisindedir?

Cevap: Bence şair Anadolu’ya karşı gurur ve bağlılık duyuyor. Kendi yolundan emin olduğu için kararlı, arkadaşının seçimine biraz da sitemli konuşuyor.

5. Okuduğunuz şiirin başlığı ile içeriği uyumlu mudur? Siz olsaydınız bu şiire hangi başlığı yazardınız? Neden?

Cevap: Başlık içerikle uyumlu, çünkü şiir baştan sona iki farklı sanat anlayışını anlatıyor. Ben olsaydım şiire “Bizim Sanatımız” adını verirdim. Çünkü şair, kendi toplumunun sanat zevkini öne çıkarıyor ve “biz” sözcüğünü sık kullanıyor.

3. Etkinlik

Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.

Cevap:

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 248 şiirin konusu ve ana duygusu cevabı

  • Şiirin Konusu: Anadolu sanatı ile yabancı sanat beğenisi.
  • Şiirin Ana Duygusu: Anadolu’ya duyulan sevgi ve gurur.

Sayfa 249 Cevapları

Bu sayfada: “Buket Anlatıyor” çizgi romanını inceleyip görüşlerimizi yazmaya başlıyoruz. Yazma alanı 250. sayfanın altındadır.

4. Etkinlik

Aşağıdaki çizgi romanı inceleyiniz. Çizgi roman hakkındaki görüşlerinizi ve görsel yorumcunun iletmek istediği bilgi ya da düşünceyi nasıl ilettiğini yazınız.

Cevap: Arkadaşların bahçede eğlence düzenlemesini anlatıyor. Elektrik kesilince ve sandalye yetmeyince komşuların desteğiyle çözüm buluyorlar. Bence iş birliği her sorunu çözer.

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 250 çizgi roman görüşü cevabı

Sayfa 251 Cevapları

Bu sayfada: Aynı sanatçının eserlerinin neden farklı olabileceğini anlatan bir konuşma yapıyoruz. Sonra sanat konulu bir hikâye yazıyoruz.

5. Etkinlik

Sınıfınızda aynı sanatçının aynı konudaki eserlerinin bile birbirinden farklı olabileceği konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızın ardından arkadaşlarınızdan sizi “konuya (bağlama) uygun konuşma” ve “ses ve beden dilini etkili kullanma” bakımından değerlendirmelerini isteyiniz.

Cevap: “Bir sanatçı aynı konuyu iki kez çizse bile iki resim aynı olmaz. Örneğin Claude Monet, Rouen Katedrali’ni günün farklı saatlerinde defalarca resmetti. Sabah ışığında katedral pembemsi, öğleyin sarımsı, akşam ise mavimsi göründü. Çünkü ışık değişince sanatçının gördüğü ve hissettiği de değişiyor. Bu yüzden bir eser, sanatçının o andaki bakışını anlatır.” Konuşmadan sonra arkadaşlarım konuya uygun konuştuğumu söyledi; ses tonumu biraz daha yükseltmem gerektiğini de belirttiler.

6. Etkinlik

Hayal gücünüzü kullanarak sanat konulu hikâye edici (masal, fabl, hikâye vb.) bir metin yazınız. Metni yazarken “oysaki, başka bir deyişle, özellikle, ilk olarak, son olarak” gibi geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanınız. Yazma çalışmanız sonunda yazdığınız metin için uygun bir başlık bulunuz. Metninizi gözden geçirirken varsa yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.

Cevap: Başlık: Gri Fırçanın Sırrı. Ela’nın resim defteri yalnızca gri tonlarla doluydu. Oysaki sınıf arkadaşları gökkuşağı renklerinde resimler yapıyordu. Bir gün yaşlı komşusu ona eski bir fırça verdi ve “Bu fırça gördüğünü değil, hissettiğini çizer.” dedi. Başka bir deyişle, sihir fırçada değil Ela’nın yüreğindeydi. İlk olarak bahçedeki güle sevgiyle baktı ve onu çizdi; gül kıpkırmızı oldu. Özellikle annesinin gülüşünü çizerken sayfa sarıya boyandı. Son olarak sınıfta sergilediği resimler herkesi şaşırttı. Ertesi hafta okul sergisi açıldı. Öğretmeni Ela’nın resimlerini duvara astı, ama Ela heyecandan yanlarına yaklaşamadı. Küçük bir kız gül resmine uzun uzun baktı ve “Bu çiçeğin kokusunu alabiliyorum.” dedi. Ela gülümsedi. İlk olarak kendine güvenmeyi, ikinci olarak da renklerin içten geldiğini öğrendi. Oysaki eskiden gri tonlardan başka bir şey çizmeye cesaret edemezdi. O günden sonra defterinin her sayfası rengârenk oldu. Son olarak komşusuna teşekkür edip fırçayı geri verdi; komşusu fırçayı ona armağan etti. Ela eve dönünce bahçedeki gülün yanına oturup yeni bir resim başladı. Bu kez gökyüzünü maviye, güneşi turuncuya boyadı. Annesi odaya girince resme hayran kaldı. “Bu renkleri nereden buldun?” diye sordu. Ela “Hepsi içimdeymiş, yalnızca fırçayı bulmam gerekiyormuş.” diye cevap verdi. Birlikte gülüştüler. Ela’nın defteri artık yalnızca gri değil, her renkten bir parça taşıyordu. Sanat, onun için kendini anlatmanın en güzel yolu oldu. Yaşlı komşusu da sergiye gelip resimleri tek tek gezdi ve gözleri doldu. Ela, ona sarılıp “Bu fırça sizin sayenizde konuştu.” dedi. O akşam hepsi bahçede çay içip gün batımını izledi. Ela, defterinin ilk sayfasına artık yeni bir başlık yazdı: “Rengini bulan çocuk.”

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 251 hikâye cevabı

Sıradaki konular

Soru sor ya da yorum yaz