8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 275-277-278-279-280-281 Cevapları Hecce Yayıncılık
7 dk okuma 0 yorum
8. sınıf Türkçe ders kitabının 8. temasındaki (Bilim ve Teknoloji) “Akıl Aydınlığında” şiirinin 275, 277, 278, 279, 280 ve 281. sayfa cevaplarını bu yazıda bulabilirsiniz. 276. sayfa şiirin devamı ve şairin tanıtımıdır; bu sayfada yazılacak bir cevap yoktur. 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 275-277-278-279-280-281 Cevapları Hecce Yayıncılık yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
Akıl Aydınlığında Metni Cevapları
Aziz Sivaslıoğlu’nun bu şiirinde şair, insan aklını masmavi sonsuz bir denize benzetir. Aklın ve emeğin gemiden uçağa, barajdan uzay gemisine kadar neler yarattığını anlatır. Etkinliklerde sözcük anlamlarını buluyor, şiiri sorularla çözümlüyor, bir çizgi romanı yorumluyor, sunum hazırlıyor, hikâye yazıyor ve bir blog yazısındaki bilim insanını tanıyoruz.
Sayfa 275 Cevapları
Bu sayfada: İnsanı diğer canlılardan ayıran özellikleri düşünüyoruz. Ardından şiiri vurgu ve tonlamaya dikkat ederek okumaya hazırlanıyoruz.
Hazırlık Çalışması
Sizce insanları diğer canlılardan ayıran özellikleri nelerdir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Bence insanı ayıran en önemli özellik, düşünüp öğrendiklerini yeni şeylere dönüştürebilmesi. İnsan alet yapabiliyor, konuşarak duygusunu anlatabiliyor ve bildiklerini yazıyla sonraki kuşaklara bırakabiliyor. Bu yüzden bilim ve teknoloji her yıl biraz daha ilerliyor.
Şiiri, türün özelliklerine dikkat ederek sessiz okuyup şiirdeki vurgu ve tonlamaları belirleyiniz. Ardından şiiri sesli okuyunuz ve ezberlemeye çalışınız.
Cevap: Şiiri sessiz okurken “Çok büyük şu insan aklı” dizesinde “büyük” sözcüğüne, “Artık tutsak değiliz yeryüzünde” dizesinde “artık” sözcüğüne vurgu yapılması gerektiğini fark ettim. Sesli okurken sayma dizelerinde sesimi yavaşça yükseltip uzay bölümünde heyecanlı okudum. Sonra kıtaları ayırarak ezberlemeye çalıştım.
Sayfa 277 Cevapları
Bu sayfada: Üç sözcüğün anlamını tahmin edip cümlede kullanıyoruz. Şiirle ilgili beş soruyu cevaplıyor, konusunu ve ana duygusunu yazıyoruz.
1. Etkinlik
Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:

- gökyüzü atlası → Tahminî anlamı: Yıldız ve gezegenlerin yerini gösteren harita. Cümlem: Kampta gökyüzü atlasıyla Büyük Ayı’yı bulduk.
- Samanyolu → Tahminî anlamı: Dünyamızın da içinde olduğu yıldız topluluğu. Cümlem: Köyde gece Samanyolu’nun beyaz şeridi görünür.
- orak → Tahminî anlamı: Ay biçiminde eğri, kesici alet; hilal şekli. Cümlem: Ay, gece gökyüzünde ince bir orak gibi duruyordu.
Neden?
Şiirde “Gökyüzü atlasına, taa Samanyoluna” dizesi uzayın uzak yerlerini haritaya benzetiyor. “Ayın gümüş orağı işte” dizesinde orak, ayın eğri şeklini anlatıyor. Üç tahmin de bu dizelerden çıkarılabiliyor.
2. Etkinlik
1. Şair, insan aklını neye benzetiyor? Neden?
Cevap: Şair, insan aklını “masmavi sonsuz bir deniz”e benzetiyor. Çünkü deniz gibi akıl da çok geniş ve derin; sınırı görünmüyor, hep yeni fikirlere açık.
Neden?
İlk kıtada “Çok büyük şu insan aklı / Masmavi sonsuz bir deniz” diyor. Şiirin sonunda da “Aklımız bizim sonsuz gökyüzü” sözüyle aynı sonsuzluk fikrini yineliyor.
2. Şiirde insanların akıllarını kullanarak neler yaptıklarından bahsediliyor?
Cevap: İnsanlar aklı sayesinde denizde gemi yüzdürmüş, karada kamyon ve tren koşturmuş, gökyüzünde uçak uçurmuş. Dağları oyup baraj yapmışlar, elektrik üretmişler, okullar ve fabrikalar kurmuşlar. Sonunda uzay gemileriyle yıldızlara da yaklaşmışlar.
Neden?
Şiirin birinci ve ikinci kıtasında gemi, kamyon, tren, uçak, baraj ve elektrik tek tek sayılıyor. Üçüncü kıtada uzay gemisi ve yıldızlar geliyor.
3. “Artık tutsak değiliz yeryüzünde” dizesiyle ne anlatılmak istenmiştir?
Cevap: İnsanlık uzay araçları sayesinde artık yalnızca dünyada kalmıyor, gökyüzüne ve uzaya açılabiliyor. Şair, aklın insanı yeryüzünün sınırlarından kurtardığını anlatmak istiyor.
Neden?
Bu dize, “Yıldızlara yaklaşıyor uzak gemimiz” ve “Yeni dünyalar arıyoruz birlikte” dizelerinin hemen ardından geliyor. Yani uzaya yolculuk, yeryüzüne bağlı kalmamak anlamına geliyor.
4. “Günden güne emekle / Daha da çiçeklenmekte dünyanın yüzü.” dizeleriyle şair ne anlatmak istemiştir?
Cevap: Şair, insanların emeği ve bilimin ilerlemesiyle dünyanın her gün biraz daha güzelleştiğini anlatmak istiyor. “Çiçeklenmek” sözüyle bu gelişmenin bir bitkinin büyümesi gibi sürekli olduğunu hissettiriyor.
Neden?
“Günden güne emekle” ifadesi gelişmenin emeğe bağlı olduğunu, “çiçeklenmekte” sözü ise dünyanın güzelleşmesini anlatıyor. Hemen öncesinde sofrada ekmek, saksıda çiçek ve pencerede gökyüzü gibi günlük yaşam güzellikleri sayılıyor.
5. Sizce şairin şiire yazdığı başlık uygun mudur? Siz olsaydınız bu şiire hangi başlığı yazardınız? Neden?
Cevap: Bence başlık uygun, çünkü şiirde aklın aydınlattığı yaşam anlatılıyor. Ben olsaydım “Sonsuz Gökyüzü Gibi Akıl” adını koyardım. Şiirin son dizesinde aklın sonsuz gökyüzüne benzetilmesi bana şiirin özü gibi geldi.
3. Etkinlik
Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.
Cevap:

- Şiirin Konusu: İnsan aklının emekle yaptığı gelişmeler.
- Şiirin Ana Duygusu: Akla ve emeğe duyulan hayranlık.
Sayfa 278 Cevapları
Bu sayfada: “Simit ve Peynir’le Bilimsanı Öyküleri” adlı çizgi romanda Aziz Sancar’ın hayatını okuyoruz. Çizgi romanın devamı ve yazma alanı 279. sayfadadır.
4. Etkinlik
Aşağıdaki çizgi romanı inceleyiniz. Çizgi roman hakkındaki görüşlerinizi ve görsel yorumcunun iletmek istediği bilgi ya da düşünceyi nasıl ilettiğini yazınız.
Cevap: Çizgi roman, Aziz Sancar’ın azmini sade ve esprili anlatıyor. Konuşan kediler konuyu kolaylaştırıyor; kırk yıllık emek Nobel getirmiş.

Sayfa 280 Cevapları
Bu sayfada: “Dünyanın en zeki insanlarının hayatları ve icatları” konulu bir sunum hazırlıyoruz. Sonra şiirin konusundan ve ana duygusundan yola çıkarak hikâye yazıyoruz.
5. Etkinlik
“Dünyanın en zeki insanlarının hayatları ve icatları” konusunda bir sunum hazırlayınız. Sunumunuzu; düşüncelerinizi mantıksal bir bütünlük içerisinde ifade edecek şekilde ve görsel, işitsel vb. destekleyici materyaller kullanarak hazırlayınız. Bir sonraki derste sunumunuzu yapmak üzere prova yapınız.
Cevap: Örnek sunum planı: Sunumumu üç bilim insanı üzerine kurdum.
- Marie Curie: Radyoaktiviteyi inceleyen fizikçi ve kimyacı. Polonyum ve radyum elementlerini buldu, iki ayrı alanda Nobel Ödülü kazandı.
- Cahit Arf: Türk matematikçi. Matematikte onun adını taşıyan çalışmalarıyla dünyada tanındı.
- El-Cezeri: Su ve mekanik düzeneklerle çalışan otomatik makineler tasarlayan Anadolulu mühendis.
- Destek materyali: Her bilim insanı için bir fotoğraf ve kısa bir video gösterip sonuçta “merak ve emek” ortak noktasını vurgularım. Sunumdan önce aynaya karşı süre tutarak prova yaparım.
6. Etkinlik
Aşağıya “Akıl Aydınlığında” adlı şiirin konusu ve ana duygusundan hareketle hikâye edici bir metin yazınız. Yazdığınız metne uygun bir başlık bulunuz. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.
Cevap: Başlık: Akıl ve Emek. Kerem’in köyünde yaz gelince kuyular kuruyordu. Herkes yağmur beklerken Kerem eski bir kitabı açıp rüzgâr değirmenlerini inceledi. Atölyede günlerce çalışarak çatıya küçük bir pervane taktı. İlk gün hiçbir şey olmadı, ikinci gün pervane döndü ve kuyudan su yükseldi. Köylüler sevinçle bahçelere koştu. Kerem o akşam gökyüzüne bakıp “İnsan aklı emekle birleşince çok şey başarır.” dedi. Bahçeler yeniden yeşerdi. Komşu köyden gelenler de pervaneyi görüp şaşırdı. Kerem onlara yapımını adım adım anlattı, üç genç de kendi köylerine aynısını kurdu. Birkaç ay sonra bölgedeki bütün kuyular yeniden dolmaya başladı. Köyün muhtarı Kerem’i meydana çağırıp teşekkür etti. Kerem ise “Bu başarı yalnız benim değil; merak eden herkesin.” dedi. O günden sonra köyde her çocuk bir şey icat etmeyi hayal etti. Okulun duvarına pervanenin resmi asıldı. Kerem büyüyünce mühendis olmak için şehre gitti ve rüzgâr enerjisi okudu. Yıllar sonra köyüne döndüğünde çatıların üstünde yüzlerce pervane döndüğünü gördü. Köyün bütün elektriğini artık rüzgâr karşılıyordu. Kerem, çocukluğunda kurduğu küçük pervaneyi yerinden alıp müzeye hediye etti. Müzenin levhasına “Merak, emek ve akıl bir araya gelince” yazıldı. Köyün çocukları her akşam o levhanın başında toplanıp yeni icat fikirleri tartışır oldu. Kerem de onlara hep aynı şeyi söyledi: “Önce merak edin, sonra deneyin, pes etmeyin.” Böylece akıl, köyün karanlıklarını sonsuza dek aydınlattı. Her yaz köylüler Kerem’in adını taşıyan bir şenlik düzenledi. Çocuklar kendi yaptıkları küçük makineleri sergiledi. Kerem hepsine küçük bir pervane armağan etti.

Sayfa 281 Cevapları
Bu sayfada: Canan Dağdeviren’i anlatan blog yazısını okuyup üç soruyu cevaplıyoruz.
7. Etkinlik
1. Canan Dağdeviren, niçin kalp hastalıklarının tedavisine yönelik çalışmalar yapmak istemiştir?
Cevap: Beş yaşındayken dedesinin yirmi sekiz yaşında kalp yetmezliğinden öldüğünü öğrenmiş. Bu yüzden yirmi sekiz yaşına gelene kadar kalp hastalıklarının tedavisi için çalışıp başarılı olacağına kendi kendine söz vermiş.
Neden?
Blog yazısında “Bu yüzden Dağdeviren, yirmi sekiz yaşına gelinceye kadar kalp hastalıklarının tedavisine yönelik çalışmalarda bulunmak…” deniyor. Dedesini kaybetmesi bu kararın sebebi.
2. Canan Dağdeviren’in yaptığı bilimsel çalışmalar nelerdir?
Cevap: Kalbin atış enerjisini elektriğe çevirebilen, vücuda giyilebilen bir kalp pili geliştirmiş. Pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi ve cilt kanserini teşhis eden bir cihaz da yapmış. Ayrıca vücudun biyolojik dilini elektronik dile çeviren projeler üzerinde çalışıyor.
Neden?
Yazıda piezoelektrik aletlerle kalbin atış enerjisinin elektriğe çevrildiği, pilsiz çalışan kalp çipi ve cilt kanseri cihazının geliştirildiği ve biyolojik dili elektronik dile çeviren projelerin yürütüldüğü yazıyor.
3. Günümüz bilim insanlarından bildiklerinizi ve bunların çalışmalarını sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap:
- Aziz Sancar: Hücrelerin DNA’daki hasarı nasıl onardığını bularak 2015’te Nobel Kimya Ödülü’nü aldı.
- Feryal Özel: Kara delikler ve nötron yıldızları üzerine çalışan astrofizikçi.
- Canan Dağdeviren: Giyilebilir kalp pili ve cilt kanseri cihazı geliştirdi.

Soru sor ya da yorum yaz