8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 282-283-284-285-286-287-288 Cevapları Hecce Yayıncılık
9 dk okuma 0 yorum
8. sınıf Türkçe ders kitabının (Hecce Yayıncılık) “Pastör’ün Savaşı Metni” bölümünde 282, 286, 287 ve 288. sayfalardaki etkinliklerin cevapları aşağıdadır. 283, 284 ve 285. sayfalardaki bilgiler de yazıda yer alıyor; bu sayfalarda soru yoktur. 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 282-283-284-285-286-287-288 Cevapları Hecce Yayıncılık yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
Pastör’ün Savaşı Metni Cevapları
Tarık Uslu’nun bu öyküsünde Louis Pastör küçükken kuduz bir kurdun yarattığı korkuyu unutmaz ve büyüyünce kuduza karşı aşı bulmaya çalışır. Aşı ilk kez ısırılan küçük Joseph üzerinde denenir. Etkinliklerde sözcük anlamlarını buluyor, soruları cevaplıyor, hikâye unsurlarını belirliyor, koşul cümlelerini buluyor, icatlarla ilgili bir tartışma ve hikâye yazma çalışması yapıyoruz.
Sayfa 282 Cevapları
Bu sayfada: Hayatı kolaylaştıran icatları düşünüyoruz. Ardından metni özetleyerek okuma stratejisiyle okurken dört soruyu cevaplıyoruz.
Hazırlık Çalışması
İnsanlar hayatlarını kolaylaştırmak için neler yapıyorlar? Siz hayatınızı kolaylaştıracak bir icat yapacak olsaydınız ne icat ederdiniz? Nedenleriyle anlatınız.
Cevap: İnsanlar zorlandıkları işler için yeni araçlar ve yöntemler geliştiriyorlar; çamaşır makinesi, telefon ve aşılar bunlara örnek. Ben olsam, okul çantamdaki eksikleri sabah hatırlatan bir çanta icat ederdim. Çünkü sık sık defterimi ya da kalemimi unutup derse hazırlıksız gidiyorum.
Metni özetleyerek okuma stratejisine uygun olarak okuyunuz. Bunun için metni türünün özelliklerine ve noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz. Sessiz okuma sırasında aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Cevap: Metni sessizce okurken her paragrafın ana düşüncesini defterime kısa not aldım. Aşağıdaki dört soruyu bu notlara bakarak cevapladım.
Metinde anlatılan olay nedir?
Cevap: Küçük Louis, kuduz bir kurdun kasabayı korkuttuğu geceleri unutamaz. Büyüyüp bilim insanı olunca kuduza karşı aşı geliştirir. Aşı, kuduz köpeğin ısırdığı küçük Joseph üzerinde denenir ve çocuk iyileşir.
Metindeki karakterler kimlerdir?
Cevap: Louis Pastör, küçük Joseph Meister ve anne babası, korku içindeki kasabalılar ve Pastör’ün çağırdığı iki doktor metindeki kişilerdir. Kuduz kurt da olayı başlatan canlıdır.
Metinde anlatılan olay ne zaman, nerede geçmektedir?
Cevap: Olay uzun zaman önce Fransa’da, Jura Dağları bölgesindeki Dole adlı küçük kentte başlıyor. Aşının denendiği olay 1885 yılının temmuz ayında geçiyor.
Neden?
282. sayfanın ilk cümlesi “Uzun zaman önce, Fransa’nın Jura Dağları bölgesinde bulunan Dole adındaki küçük şirin bir kentin…” diye başlıyor. 284. sayfada ise “1885 yılının temmuz ayında” ifadesi geçiyor.
Metnin serim, düğüm ve çözüm bölümünde neler anlatılmaktadır?
Cevap:
- Serim: Kuduz bir kurt kasabaya dadanıyor, insanlar korku içinde yaşıyor ve küçük Louis bu korkuyu unutmuyor.
- Düğüm: Büyüyen Pastör kuduza karşı aşı üzerinde çalışırken Joseph’i kuduz köpek ısırıyor; aşı henüz insanda denenmediği için büyük bir ikilem doğuyor.
- Çözüm: Anne ve babanın ısrarıyla aşı Joseph’e uygulanıyor, çocuk iyileşiyor ve kuduza çare bulunuyor.
Sayfa 283 Cevapları
Bu sayfada: “Louis Pastör” öyküsünün ortasını okuyoruz. Bu sayfada cevaplanacak soru yoktur.
Okuma Metni: Kuduz Aşısı
Dole kentinde kuduz bir kurt çocukları korkutur; küçük Louis Pastör de korkuyla uyanan çocuklardandır ve bir gün bu kurdu yeneceğine söz verir. Yıllar sonra büyük bir bilim insanı olur; mikrop ve bakteriler üzerindeki çalışmalarıyla ünlenir, şarbon hastalığına karşı aşı geliştirir. Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit de çalışmalarına destek olur.
Sayfa 284 Cevapları
Bu sayfada: “Louis Pastör” öyküsünün devamını okuyoruz. Bu sayfada cevaplanacak soru yoktur.
Okuma Metni: Kuduz Aşısı
Pastör kuduza karşı aşı üzerinde çalışır; aşı henüz yalnızca hayvanlarda denenmiştir. 1885’te kuduz bir köpeğin ısırdığı dokuz yaşındaki Joseph Meister’in ailesi onu Pastör’e getirir. Pastör aşının insanda denenmesi için erken olduğunu söyler ama aile, kızgın demirle dağlama tedavisi yerine aşıyı denemesi için yalvarır.
Sayfa 285 Cevapları
Bu sayfada: “Louis Pastör” öyküsünün sonunu okuyoruz. Bu sayfada cevaplanacak soru yoktur.
Okuma Metni: Kuduz Aşısı
Doktorlar çocuğun kurtulma umudu olmadığını söyleyince Pastör aşıyı denemeye karar verir. Aşı ilk kez bir insanda denenir ve Joseph iyileşir. Joseph kuduz aşısı yapılan ilk insan, kurt korkusuyla uyanan küçük Louis de kuduz aşısını bulan bilim insanı olarak tarihe geçer.
Sayfa 286 Cevapları
Bu sayfada: Dört sözcüğün anlamını bulup cümlede kullanıyoruz. Metinle ilgili beş soruyu cevaplıyor, metnin konusunu ve ana fikrini yazıyoruz.
1. Etkinlik
Okuduğunuz metinden bazı kelimeler verilmiştir. Bu kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:

- kuduz: Hayvan ısırığıyla geçen, ölümcül tehlikeli bir hastalık. Cümlem: Veteriner, kedimize kuduz aşısını zamanında yaptı.
- dağlamak: Yarayı kızgın demirle yakarak tedavi etmek. Cümlem: Kızgın demirle dağlanan yara çok acı verirmiş.
- sicim: İnce ve sağlam bükülmüş ip. Cümlem: Uçurtmanın sicimi rüzgârda elimden kayıp gitti.
- şarbon: Hayvanlardan insana bulaşabilen ağır hastalık. Cümlem: Şarbona karşı bulunan aşı hayvanları kurtardı.
Neden?
Metinde “kuduz hastalığına yakalananların çaresi yoktu” ve tek tedavinin “ısırılan yeri kızgın demirle dağlamak” olduğu yazıyor. Çocukların “sicim gibi gözyaşları” döktüğü ifadesi ince ve uzun akışı anlatıyor. Pastör’ün “ineklerdeki şarbon hastalığına iyi gelecek bir aşı” geliştirdiği de 283. sayfada geçiyor.
2. Etkinlik
1. Kasabalılar, kurttan niçin korkuyorlarmış?
Cevap: Kudurmuş kurt geceleri ortaya çıkıp inekleri, koyunları ve insanları saldırıyormuş. Kuduza yakalananların kurtuluş çaresi de olmadığı için herkes çok korkuyormuş.
Neden?
282. sayfada kurdun geceleri ineklere, koyunlara ve insanlara saldırdığı, o zamanlar kuduz hastalığının “hiçbir kurtuluş çaresi” olmadığı yazıyor.
2. Aşı bulunmadan önce kuduz hastalığına yakalanan insanlar, nasıl tedavi edilmeye çalışılıyormuş?
Cevap: Kuduz hayvanın ısırdığı yeri kızgın demirle dağlıyorlarmış. Bu yöntem çok acı verirmiş, çoğu zaman da işe yaramazmış.
Neden?
Metinde “kuduz hayvan tarafından ısırılan yeri, kızgın demirlerle yakıp, dağlamak” bilinen tek tedavi olarak veriliyor ve bu tedavinin “çoğu zaman işe yaramazdı” denmiş.
3. Pastör neden kuduz aşısı üzerinde çalışmaya başlamış?
Cevap: Küçükken yaşadığı kuduz korkusunu hiç unutamamış. “Ben bir gün bu kurdu yeneceğim” diyerek kendi kendine söz vermiş ve bu sözü tutmak için kuduz aşısı üzerinde çalışmış.
Neden?
283. sayfada çocuk Louis’in o korkulu geceleri hayatı boyunca unutamayacağı bir anı olarak sakladığı ve kendi kendine söz verdiği anlatılıyor. 284. sayfada da bu sözü yerine getirmeye çalıştığı yazıyor.
4. Kuduz köpek tarafından ısırılan çocuğu neden Pastör’ün laboratuvarına getirmişler?
Cevap: Herkes Pastör’ün kuduz aşısı üzerinde çalıştığını duymuştu. Çocuğun ailesi başka çare bulamadığı için onu hemen Pastör’ün laboratuvarına götürmüş.
Neden?
284. sayfada “O sıralarda herkes, Louis Pastör’ün kuduz aşısı üzerinde çalışıyor olduğunu bir şekilde işitmişti. Çocuğu kucakladıkları gibi Pastör’ün laboratuvarına koştular.” cümleleri bulunuyor.
5. Çocuğun anne ve babası, neden kuduz aşısının çocukları üzerinde denenmesini istemiş?
Cevap: Kızgın demirle dağlama çocuğu öldürürdü; hiçbir şey yapılmazsa da çocuk zaten ölecekti. Aile, küçük de olsa bir umut olan aşının denenmesini istemiş.
Neden?
Anne ve baba, “Hiçbir şey yapmazsak zaten ölecek” diyerek yalvarıyor ve aşıyı “bir ümit” olarak görüyor. Metinde iki doktor da çocuğun kurtulma umudu kalmadığını söylüyor.
3. Etkinlik
Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Cevap:

- Metnin Konusu: Pastör’ün kuduz aşısını bulma çabası.
- Metnin Ana Fikri: Azim, çocukluk korkusunu başarıya çevirir.
Sayfa 287 Cevapları
Bu sayfada: Hikâye unsurlarını belirliyoruz. Metinde anlatılan sorun için kendi çözüm yollarımızı yazıyoruz.
4. Etkinlik
Okuduğunuz “Pastör’ün Savaşı” adlı metindeki hikâye unsurlarını belirleyerek aşağıya yazınız.
Cevap:

- Yer: Fransa’nın Jura Dağları bölgesindeki Dole adlı küçük kent.
- Zaman: Uzun zaman önce; Pastör’ün çocukluğu ve 1885 yılının temmuzu.
- Kişiler/Varlıklar: Louis Pastör, kasabalılar, Joseph Meister ve ailesi, kuduz kurt.
- Olay Örgüsü: Serim: Kuduz kurt kasabayı korkutuyor, küçük Louis ona karşı savaşacağına söz veriyor. Düğüm: Louis büyüyüp bilim insanı olur ve kuduz aşısı üzerinde çalışır. Çözüm: Aşı ısırılan Joseph’te denenir, çocuk iyileşir.
5. Etkinlik
Okuduğunuz metinde anlatılan sorunu ve bu sorunun çözümü için ürettiğiniz farklı çözüm yollarını aşağıya yazınız.
Cevap: Sorun: Kuduz bir kurdun kasabalıları korkutması ve hastalık bulaştırması. Çözümüm: Kasabanın çevresine ışıklı bir çit yapıp bekçiler görevlendirirdim. Kuduz belirtilerini herkese öğretir, şüpheli ısırıkta hemen doktora gidilmesini anlatırdım. Ayrıca kasabaya bir sağlık odası kurup aşı çalışmaları yapan bilim insanlarına destek olurdum. Hayvanları aşılatır, başıboş köpeklerin kontrol altında tutulmasını sağlardım. Böylece hastalığın yayılması önlenirdi. Kurt gelirse çalan bir alarm düzeni de kurardım.

Sayfa 288 Cevapları
Bu sayfada: Metinden koşul cümlelerini buluyoruz. İcatların yararları üzerine tartışıp değerlendirme formunu dolduruyor, icat konulu bir hikâye yazıyoruz. Sayfadaki karekod etkileşimli içerik içindir.
6. Etkinlik
“Bilet alırsanız içeri girebilirsiniz.”
Yukarıdaki örnekten yararlanarak okuduğunuz metinde koşul ilişkisi içeren cümleleri tespit ederek aşağıya yazınız.
Cevap:

- Eğer aşı işe yararsa kuduza çare bulmuş olacaksın.
- Hiçbir şey yapmazsak zaten ölecek.
- Joseph’i kızgın demirle dağlamaya kalksak ölür.
Neden?
Koşul ilişkisinde bir işin gerçekleşmesi başka bir şeye bağlıdır. Örnekteki “bilet alırsanız” gibi bu cümlelerde de “-sa/-se” koşul ekleri var: yararsa, yapmazsak, kalksak. Her birinde bir davranışın sonucu anlatılıyor.
7. Etkinlik
Sınıfınızda “icatların yararları” konulu bir tartışma yapınız. Tartışma sırasında düşüncelerinizi ifade ederken arkadaşlarınıza karşı saygı ve anlayış içerisinde olmaya, onların sözünü kesmemeye, konu dışına çıkmadan konuşmaya özen gösteriniz. Tartışmanın ardından aşağıda verilen değerlendirme formunu doldurunuz.
Cevap: “Bence icatların en büyük yararı zamandan kazandırmasıdır. Çamaşır makinesi sayesinde saatlerce süren işler dakikalara iniyor. Aşılar ve röntgen gibi tıp icatları da hastalıkları önlüyor ya da erken fark ettiriyor. Arkadaşımın dediği gibi bazı icatların zararı da olabilir; ancak onları doğru kullanırsak yararları bu zararlardan çok fazla.” Tartışmadan sonra formu aşağıdaki gibi doldurdum (örnek puanlar):

- Konuya hâkim olma: 9
- Savunma ve ikna kabiliyeti: 8
- Karşıt düşünceyi çürütme kabiliyeti: 7
- Konuyu metne bağlı kalmadan anlatma kabiliyeti: 8
- Konuya uygun bir dille konuşma: 9
- Beden dilini doğru kullanma: 8
- Konuya uygun vurgu ve tonlama ile konuşma: 8
- Konuyu belge ve kanıtlarla kanıtlama: 7
- Konuya uygun anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları kullanma: 8
- Zamanı, verilen süreye uygun kullanma: 9
- TOPLAM: 81
8. Etkinlik
Dosya kâğıdına “icatlar” konulu hikâye edici bir metin yazınız. Yazacağınız metinde öncelikle zaman, mekân, şahıs ve olay unsurlarını belirleyiniz. Ardından yazacağınız metnin serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde anlatacaklarınızı tasarlayınız. Mümkünse metninizde günlük hayattan örnekler veriniz. Metni yazarken yazım kurallarına uymaya özen gösteriniz. Bu amaçla yazım kılavuzundan yararlanabilirsiniz. Yazdığınız metni gözden geçirerek varsa metninizdeki yazım ve noktalama hatalarıyla anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Başlık: Yağmur Toplayan Saksı. Zaman: Geçen ilkbahar. Mekân: Dedemin bahçesi. Şahıslar: Defne ve dedesi. Olay: Defne’nin saksıları kendiliğinden sulayan bir düzenek icat etmesi.
- Serim: Defne, tatilde dedesinin bahçesine gitti. Dedesi her gün saksıları sulamaktan yorulduğu için bazı çiçekleri kuruyordu.
- Düğüm: Defne boş plastik şişelerle yağmur suyunu toplayıp saksılara damlatan bir düzenek yaptı. İlk denemede şişeler devrildi, su bahçeye döküldü ve Defne üzülüp vazgeçmek istedi.
- Çözüm: Dedesinin “Her icat birkaç denemeden sonra çalışır.” sözüyle şişeleri tahta bir rafa sabitledi. Düzenek çalıştı, çiçekler yeniden canlandı ve Defne, sabırla çalışan herkesin yeni bir şey bulabileceğini anladı.

Soru sor ya da yorum yaz