4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 258-259-260 Cevapları Ada Yayınları
5 dk okuma 0 yorum
4. sınıf Türkçe ders kitabının (Ada Yayınları) son teması olan “Bilim ve Teknoloji”yi bitiren Tema Değerlendirme Çalışmaları’nın 258, 259 ve 260. sayfa cevapları aşağıdadır. 4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 258-259-260 Cevapları Ada Yayınları yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
8. Tema Değerlendirme Çalışmaları Cevapları (Bilim ve Teknoloji)
Değerlendirme, Tarık Uslu’nun “İğnenin Deliği” adlı metniyle başlıyor. Metin, Elias Howe’un dikiş makinesini yaparken iğne sorunuyla nasıl uğraştığını ve çözümü gördüğü bir rüya sayesinde nasıl bulduğunu anlatıyor. İlk yedi soru bu metne göre cevaplanıyor; sonraki sorular noktalama işaretleri, eş sesli kelimeler, atasözü ve anlatım türleriyle ilgili.
Sayfa 258 Cevapları
Bu sayfada: “İğnenin Deliği” metnini okuyoruz. Elias Howe’un nerede çalıştığını ve dikiş makinesi yapmaya nasıl karar verdiğini yazıyoruz.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
1. Elias Howe nerede çalışıyor?
Cevap: Pamuk ipliği makineleri üreten bir firmanın imalathanesinde çalışıyor.

Neden?
Metnin başında Howe’un “pamuk ipliği ile ilgili makineler üretmeye çalışan bir firmada” çalıştığı, az kazandığı ama işini sevdiği yazıyor.
2. Elias Howe dikiş makinesi yapmaya nasıl karar veriyor?
Cevap: İmalathaneye gelen bir adam, dikiş diken makineyi yapanın zengin olacağını söylüyor. Howe bütün gün bunu düşünüp karar veriyor.
Neden?
Adam “Dikiş dikebilen bir makine yapılsa ne iyi olurdu!” diyor. Howe günü bu sözleri düşünerek geçiriyor, “Elbette yapılabilirdi!” sonucuna varıyor ve kolları sıvıyor.
Sayfa 259 Cevapları
Bu sayfada: Makinenin sorununu ve çözümünü yazıyor, metnin konusunu, ana fikrini ve hikâye unsurlarını belirliyoruz. Dört kelimenin zıt anlamlısını metinden bulup cümle kuruyoruz.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
3. Elias Howe’un yaptığı dikiş makinesinin sorunu nedir?
Cevap: El işi kadar iyi dikemiyor ve iğnesi çok çabuk kırılıyor.

Neden?
Metne göre makine “el işiyle rekabet edebilecek kadar iyi” dikemiyor, iğneleri de “çatır çutur” kırılıyor. Howe sorunun, ipin geçtiği deliğin iğnenin tam ortasına açılmasından kaynaklandığını anlıyor.
4. Elias Howe dikiş makinesinin sorununu nasıl çözüyor?
Cevap: Rüyasındaki mızrak gibi deliği iğnenin ucuna açıyor.
Neden?
Howe yorgun düşüp uyuyunca korkunç bir kâbus görüyor. Uyanınca atölyesine gidiyor ve “rüyasında gördüğü mızrağın ucu gibi” delikleri iğnelerin ucuna, göz biçiminde açıyor. Makine o zaman tıkır tıkır çalışıyor.
5. Metnin konusunu ve ana fikrini yazınız.
Cevap:
- Metnin konusu: Elias Howe’un dikiş makinesini icat etmesi.
- Metnin ana fikri: Yılmadan çalışan ve çözüm arayan kişi sonunda başarır.
Neden?
Howe “gecesini gündüzüne katarak” çalışıyor, iğneler kırıldıkça yeniden deniyor ve aylarca uğraştığı sorunu sonunda çözüyor. Metin bu çabayı baştan sona anlatıyor.
6. Metnin hikâye unsurlarını belirleyiniz.
Cevap:

- Varlık kadrosu: Elias Howe ile imalathanenin kapısından giren adam.
- Zaman: Tarih verilmemiş; geçmişte, aylar süren bir zaman.
- Olay: Howe’un dikiş makinesi yapması ve iğne sorununu rüyası sayesinde çözmesi.
- Mekân (yer): Çalıştığı imalathane ve Howe’un atölyesi.
Neden?
Metinde iki kişi var: Howe ve kapıdan giren adam. Yer olarak “imalathanenin kapısı” ile Howe’un rüyadan sonra koştuğu “atölyesi” geçiyor. Kesin bir tarih yazmıyor; “bir gün”, “bir süre sonra” ve “aylardır” sözleri olayın uzun sürdüğünü gösteriyor.
7. Aşağıda verilen kelimelerin zıt anlamlılarını okuduğunuz metinden bularak bu kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:

- sabah → akşam: Akşam olunca sokak lambaları yandı.
- tüketmek → üretmek: Arılar bal üretmek için çiçek çiçek gezer.
- az → çok: Kütüphanede çok kitap var.
- gündüz → gece: Gece gökyüzünde dolunay vardı.
Neden?
Dördü de metinde geçiyor: “sabahtan akşama kadar”, “makineler üretmeye çalışan”, “çok ciddi bir sorunu”, “gecesini gündüzüne katarak”.
Sayfa 260 Cevapları
Bu sayfada: Sekiz noktalama işaretiyle birer cümle yazıyor, eş sesli “yaş” ve “çay” kelimelerini iki anlamıyla kullanıyoruz. Verilen cümleye uygun atasözünü ve bir metindeki anlatım türlerini buluyoruz.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
8. Aşağıda verilen noktalama işaretlerinin geçtiği birer cümle yazınız.
Cevap: (Örnek)

- İki nokta: Çantamda şunlar var: defter, kalem, silgi.
- Ünlem işareti: Eyvah, servisi kaçırdım!
- Tırnak işareti: Dedem “Erken kalkan yol alır.” dedi.
- Soru işareti: Bu akşam bize gelir misin?
- Virgül: Bahçeye gül, lale ve menekşe diktik.
- Kısa çizgi: Bursa-Eskişehir treni perona yanaştı.
- Yay ayraç: Atatürk (1881-1938) Cumhuriyet’i kurdu.
- Kesme işareti: Elif’in kedisi balkonda uyuyor.
Neden?
İki nokta, örnek sayılacak cümlenin sonuna konur. Ünlem; korku, sevinç gibi duyguları bildiren cümlelerde kullanılır. Başkasından aynen aktarılan söz tırnak içine alınır. Kısa çizgi iki yer adı arasında “ile, arası” anlamı verir. Yay ayraç ek bilgiyi (burada doğum ve ölüm yıllarını) gösterir, kesme işareti de özel adlara gelen ekleri ayırır.
9. Aşağıdaki eş sesli kelimeleri farklı anlamlarıyla cümle içerisinde kullanınız.
Cevap: (Örnek)

- yaş: Kardeşim bugün iki yaşına girdi.
- yaş: Yaş çamaşırları ipe astım.
- çay: Kahvaltıda bir bardak çay içtim.
- çay: Köyün içinden küçük bir çay akıyor.
Neden?
Eş sesli kelimelerin yazılışı ve okunuşu aynı, anlamı farklıdır. İlk cümlede “yaş” doğumdan beri geçen yılı, ikincisinde ıslak olmayı anlatır. “Çay” önce içeceğin, sonra dereden büyük akarsuyun adıdır.
10. “Ali, her zaman bütçesine göre harcama yapar.” cümlesini en iyi karşılayan atasözünü yazınız.
Cevap: Ayağını yorganına göre uzat.

Neden?
Bu atasözü, insanın gelirinden fazlasını harcamaması gerektiğini söyler. Yorgan eldeki parayı, ayağı uzatmak da harcamayı anlatır. Ali de parası kadar harcadığı için bu söze uygun davranıyor.
11. “Günlerden bir gün Berra evde yalnız otururken bir peri gelmiş yanına. ‘Dile benden ne dilersen güzel kız!’ diye sormuş ona. Berra, perinin çok daha sonra ortaya çıkacağını düşündüğünden biraz şaşırmış.” Yukarıdaki ifadede yer alan anlatım türlerini yazınız.
Cevap: Öyküleyici anlatım: Perinin gelmesi bir olay olarak, sırayla anlatılmış. Diyalog (konuşma): Perinin sözü hiç değiştirilmeden, tırnak içinde verilmiş.
Neden?
Parça “Günlerden bir gün” diye başlıyor ve “gelmiş, sormuş, şaşırmış” gibi fiillerle bir olayı aktarıyor; bu öyküleyici anlatımdır. Arada perinin “Dile benden ne dilersen güzel kız!” sözü aynen verildiği için konuşmaya da yer verilmiş oluyor.

Soru sor ya da yorum yaz