8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 170-172-173-174-175 Cevapları Hecce Yayıncılık
7 dk okuma 0 yorum
5. Tema “Vatandaşlık” altındaki “Bebeklerin Ulusu Yok” şiirinin ve ardından gelen etkinliklerin 170, 172, 173, 174 ve 175. sayfa cevapları aşağıdadır. 171. sayfada şiirin devamı ile şair bilgisi okunur; bu sayfada yazılacak bir cevap bulunmuyor. 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 170-172-173-174-175 Cevapları Hecce Yayıncılık yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
Bebeklerin Ulusu Yok Metni Cevapları
Ataol Behramoğlu’nun “Bir Çocuğa Layık Olmak” kitabından alınan bu şiirde şair, bebeklerin hiçbir ulusa ait olmadığını, hepsinin insanlığın ortak değeri sayıldığını anlatır. Etkinliklerde altı çizili sözcükleri çözüyor, şiire ait soruları cevaplıyor, anlatım bozukluklarını düzeltiyor, bir medya metnini inceliyor, sunum hazırlıyor ve bilgilendirici bir metin yazıyoruz.
Sayfa 170 Cevapları
Bu sayfada: Çocuk hakları üzerine düşüncelerimizi söylüyoruz. Ardından şiiri noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okumaya hazırlanıyoruz.
Hazırlık Çalışması
Çocuk hakları ile ilgili araştırma yapınız. Bütün çocukların bu haklardan yararlanabilmeleri için neler yapılabilir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Cevap: Araştırdığımda çocukların yaşama, okula gitme, sağlık hizmeti alma, oyun oynama ve görüşünü söyleme gibi haklarının olduğunu gördüm. Bütün çocukların bu haklara ulaşması için okul ve sağlık hizmetlerinin her köye ulaşması gerekir. Aileler de çocuk haklarını öğrenmeli, hak ihlali gören biri bunu bir yetişkine bildirmeli.
Sayfa 172 Cevapları
Bu sayfada: Altı çizili sözcüklerin anlamını tahmin ediyor, şiire ait soruları cevaplıyor ve şiirle ilgili üç soru yazıyoruz.
1. Etkinlik
Okuduğunuz şiirden alınan aşağıdaki dizelerde altı çizili olarak verilen kelimelerin anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:

- hası → Tahminî anlamı: En seçkin, en iyi. Cümlem: Annem, bahçesindeki güllerin hası olanı bana hediye etti.
- goncası → Tahminî anlamı: Açılmamış çiçek tomurcuğu. Cümlem: Gülün goncası, sabah güneşiyle açılmaya hazırlanıyordu.
- serpilip → Tahminî anlamı: Gelişip büyümek. Cümlem: Fidanlar, bol güneşle bir yılda serpilip boy attı.
2. Etkinlik
1. Şiirde bebekler hangi varlıklara benzetiliyor?
Cevap: Bebekler insanlığın çiçeğine, gülün en hasına ve goncasına, sarışın bir ışık parçasına, kapkara bir üzüm tanesine ve fidana benzetiliyor.
Neden?
Şiirde “Bebekler çiçeği insanlığımızın”, “Güllerin en hası, en goncası”, “Sarışın bir ışık parçası kimi / Kimi kapkara üzüm tanesi” ve “fidan gibi” dizeleri bebeklerle bu varlıklar arasında benzerlik kurar.
2. Şair bebekleri neden insanların göz bebeği olarak nitelendiriyor?
Cevap: Göz bebeği, insanın en çok koruduğu ve en değerli saydığı yerlerinden biridir. Şair de bebeklerin tüm insanlık için çok kıymetli olduğunu ve özenle korunması gerektiğini söylemek istiyor.
Neden?
Şair, bebeklerin “Bütün insanlığın gözbebeği” olduğunu söylemeden önce büyüklere “Analar koruyun bebeklerinizi” diye seslenir. Koruma çağrısı, gözbebeği benzetmesinin anlamını açıklar.
3. Şiirin en beğendiğiniz bölümü hangisidir? Neden?
Cevap: En çok “Bırakalım sevdayla büyüsünler” diye başlayan bölümü beğendim. Çünkü şair burada çocukların kimseye ait olmadığını, sevgiyle ve özgürce büyümesi gerektiğini anlatıyor. Bu fikir bana çok doğru geliyor.
4. Sizce şair şiire neden “Bebeklerin Ulusu Yok” başlığını koymuş olabilir?
Cevap: Şair, dünyanın neresinde doğarsa doğsun bebeklerin hepsinin birbirine benzediğini göstermek istemiş. Bebekler, doğdukları anda bir milliyetin değil, bütün insanlığın çocuğu sayılır. Başlık bu düşünceyi tek cümleyle özetliyor.
5. “Serpilip gelişsinler fidan gibi” dizesinde kullanılan söz sanatı hangisidir? Nedenleriyle açıklayınız.
Cevap: Bu dizede benzetme sanatı vardır. Çocukların büyüyüp gelişmesi, kök salıp serpilen bir fidanın gelişmesine benzetilmiştir.
Neden?
Dizede benzetilen (çocuklar), benzeyen (fidan) ve benzetme edatı (“gibi”) birlikte bulunur. Bu üç öğe benzetme sanatının göstergesidir.
3. Etkinlik
Aşağıya okuduğunuz şiirle ilgili üç soru yazınız. Yazdığınız soruları arkadaşlarınıza sorarak onlardan cevaplamalarını isteyiniz.
Cevap:

- 1. Soru: Şiirde bebeklerin ulusu olmadığı neyle anlatılıyor? Cevap: Başlarını tutuşlarının, bakışlarının ve ağlayış seslerinin aynı olmasıyla.
- 2. Soru: Şair, büyüklerden bebekler için neyi istiyor? Cevap: Bebekleri korumalarını, savaştan söz edilirse susturmalarını.
- 3. Soru: Şiire göre geleceğimizin biricik umudu kimdir? Cevap: Bebeklerdir.
Sayfa 173 Cevapları
Bu sayfada: Şiirin konusunu ve ana duygusunu yazıyoruz. Sonra sekiz cümledeki anlatım bozukluğunun nedenini bulup doğrusunu yazıyoruz.
4. Etkinlik
Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.
Cevap:

- Şiirin konusu: Bebeklerin dünyanın her yerinde aynı olması ve korunması.
- Şiirin ana duygusu: Çocuklara sevgi ve koruma isteği.
5. Etkinlik
Aşağıda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluğunun nedenini belirterek doğru cümleyi aşağıya yazınız.
Cevap:

- Herkes bu durumda kendi çıkarını düşünüyor, başkasını düşünmüyordu. → Zaman uyumsuzluğu var. Doğrusu: Herkes bu durumda kendi çıkarını düşünüyordu, kimse başkasını düşünmüyordu.
- Okula gelmiyor, ihmal ediyordu. → Nesne eksik (neyi ihmal etti?). Doğrusu: Okula gelmiyor, okulu ihmal ediyordu.
- Doktorunu tanıyoruz ve sonsuz güveniyoruz. → Tümleç eksik (kime güveniyoruz?). Doğrusu: Doktorunu tanıyor, ona sonsuz bir güven duyuyoruz.
- Bugün ben temizlik, o ise yemek yaptı. → Yüklem eksik (ben ne yaptım?). Doğrusu: Bugün ben temizliği yaptım, o ise yemeği pişirdi.
- Sınıf arkadaşlarımdan biri zeki, diğeri zeki değildi. → Ek eylem eksik. Doğrusu: Sınıf arkadaşlarımdan biri zekiydi, diğeri ise öyle değildi.
- Temiz elbiseler giyip misafirliğe gidildi. → Çatı uyuşmazlığı var: “giyip” etken, “gidildi” edilgendir. Doğrusu: Temiz elbiseler giyip misafirliğe gittik.
- Köpeğin arkamızdan havlamasını ve bakmasını unutamıyoruz. → Tümleç eksik (kime bakıyor?). Doğrusu: Köpeğin arkamızdan havlayışını ve bize bakışını unutamıyoruz.
- Bir ay içerisinde bisiklet sürmesini öğrendi. → Yanlış ek kullanılmış: “öğrenmek” fiili -i hâli ister. Doğrusu: Bir ay içinde bisiklet sürmeyi öğrendi.
Neden?
“Öğrenmek” fiili belirtme hâli (“-i”) alan bir nesne ister; bu yüzden “sürmesini” değil “sürmeyi” olmalıdır. “Güvenmek” fiili de “-e” hâli ister, bu yüzden “ona” eklenir. Öteki cümlelerde de fiilin istediği öğe cümlede yoksa anlam bozulur.
Sayfa 174 Cevapları
Bu sayfada: “Dünya Çocuklarının Favori Oyunları” adlı medya metninin hangi amaçla hazırlandığını belirliyoruz.
6. Etkinlik
Aşağıdaki medya metninin bilgilendirme, olay yorumlama, eğlendirme, ikna etme ya da kültür aktarma amaçlarından hangisi ya da hangileri için hazırlanmış olduğunu altına yazınız.
Cevap: Bilgilendirme ve kültür aktarma amacıyla hazırlanmıştır.

Neden?
Metin Japonya, Meksika ve Brezilya’daki oyunların nasıl oynandığını anlatarak bilgi verir. Bu oyunlar o ülkelerin yaşam biçimini yansıttığı için aynı zamanda kültür aktarır.
Sayfa 175 Cevapları
Bu sayfada: “Çocuk Hakları” üzerine sunum hazırlıyor, ardından “çocuk olmak” konusunda bilgilendirici bir metin yazıyoruz.
7. Etkinlik
“Çocuk Hakları” konusunda düşüncelerinizi mantıksal bir bütünlük içerisinde ifade edecek şekilde ve görsel, işitsel vb. destekleyici materyaller kullanarak bir sunum hazırlayınız. Bir sonraki derste sunumunuzu yapmak üzere prova yapınız.
Cevap: Örnek bir sunum planı hazırladım:
- Giriş: Çocuk hakları, her çocuğun doğuştan sahip olduğu haklardır. Kısa bir çocuk fotoğrafıyla başlarım.
- Gelişme: Yaşama, okula gitme, sağlık, oyun ve düşüncesini söyleme haklarını birer slaytta, resimlerle anlatırım.
- Günlük hayattan örnek: Okula yürüyerek gidebilen her çocuğun güvenli bir yola ihtiyacı olduğunu söylerim.
- Sonuç: Hakları öğrenmenin ve hak ihlallerini bir yetişkine bildirmenin hepimizin görevi olduğunu belirtirim.
- Prova: Aynada ve ailemin karşısında sunumu iki kez tekrar ederim.
8. Etkinlik
Aşağıya “çocuk olmak” konusunda yazma sürecine uygun bilgilendirici bir metin yazınız. Metinde günlük hayattan örnekler vermeye çalışınız. Yazdığınız metne anlatımı destekleyici tablo ve grafikler ekleyiniz. Metnin yazımını tamamladıktan sonra metni gözden geçiriniz. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metne uygun bir başlık bulunuz ve metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.
Cevap: Metnime “Çocukluk Bir Okuldur” başlığını verdim. Örnek bir cevap olarak yazdım:

Çocukluk, hayatın en meraklı ve en hızlı öğrenilen dönemidir. Bir çocuk sabah okula gider, teneffüste arkadaşlarıyla oynar, akşam eve dönünce ödevini yapar. Bu sıradan günler bile ona paylaşmayı ve sorumluluk almayı öğretir. Çocuğun gelişmesi için dengeli beslenmesi, yeterince uyuması ve oyun oynayacak zaman bulması gerekir. Aile ve öğretmenler onu dinlediğinde özgüveni artar. Her çocuğun hakları olduğunu unutmamalı, ona saygı göstermeliyiz. Örneğin sınıfta parmak kaldırıp görüşünü söyleyen bir çocuk, kendini ifade etmeyi öğrenir. Mahalle parkında yaşıtlarıyla top oynayan çocuk ise kurallara uymayı ve kaybetmeyi kabullenmeyi öğrenir. Çocukluk, aynı zamanda bir sürü ilk deneyimin dönemidir: ilk bisiklet, ilk kitap, ilk gerçek arkadaşlık. Bu deneyimler yetişkinlikte karşılaşılacak zorlukların temelini oluşturur. Çocuklar zaman zaman hata yapar; onlara hatalarından ders çıkarma fırsatı vermek gerekir. Büyükler çocukların yerine karar verdikçe çocuk kendine güvenemez hâle gelir. Oysa küçük sorumluluklar, örneğin sofra kurmak ya da çiçekleri sulamak, çocuğa kendini değerli hissettirir. Sonuç olarak çocukluk, hem eğlenmenin hem de hayata hazırlanmanın dönemidir. Bu dönemi sevgiyle ve güvenle geçiren çocuklar, ilerde mutlu ve sorumlu insanlar olurlar. Bu nedenle çocukları dinlemek ve onlara güvenmek, büyüklerin en önemli görevidir. Okul, aile ve toplum birlikte hareket ettiğinde her çocuk kendi yeteneğini keşfedebilir. Çocukluğunu iyi yaşayan insan, büyüdüğünde başkalarına da iyi davranır. Bu yüzden çocuk olmak, yalnız küçük olmak değil, sevilmeyi ve gelişmeyi hak etmektir.

Soru sor ya da yorum yaz