8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 60-62-63-64-65 Cevapları Hecce Yayıncılık
7 dk okuma 0 yorum
2. Tema Doğa ve Evren’in ikinci metni olan “Ağaçlar Al Giydi Kuşlar Dillendi” şiirinin 60, 62, 63, 64 ve 65. sayfalardaki etkinliklerinin cevapları aşağıdadır. 61. sayfada şiirin devamı ile Âşık Veysel’in tanıtımı bulunur, bu sayfada yazılacak bir cevap yok. 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 60-62-63-64-65 Cevapları Hecce Yayıncılık yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
Ağaçlar Al Giydi Kuşlar Dillendi Metni Cevapları
Âşık Veysel’in şiirinde bahar gelmiş, doğa canlanmıştır; ama şair sıladan haber alamadığı için üzgündür. Etkinliklerde kelime çalışması yapıyor, şiiri yorumluyor, söz sanatlarını buluyor, tartışma formu dolduruyor ve mevsimlerle ilgili bir hikâye yazıyoruz.
Sayfa 60 Cevapları
Bu sayfada: Şiire başlamadan önce en mutlu olduğumuz mevsimi düşünüyoruz. Şiiri sessiz ve sesli okuyoruz.
Hazırlık Çalışması
Kendinizi hangi mevsimde daha mutlu hissediyorsunuz? Neden? Anlatınız.
Cevap: Kendimi yazın daha mutlu hissediyorum. Okul tatildeyken sabaha kadar planım olmuyor, akşamları arkadaşlarımla sokakta bisiklete biniyorum. Denize girmeyi, uzun akşamları ve dondurmayı da çok seviyorum.
Sayfa 62 Cevapları
Bu sayfada: Şiirde anlamını bilmediğimiz sekiz kelimeyi seçip anlamlarını tahmin ediyor ve cümle kuruyoruz.
1. Etkinlik
Okuduğunuz şiirdeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Şiirdeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:

- al → Tahmini anlamı: kırmızı renk. Cümlem: Gelinin başındaki al örtü uzaktan bile seçiliyordu.
- yâr → Tahmini anlamı: sevgili, can dost. Cümlem: Türkülerde yâr, çoğu zaman uzaktaki sevgili için anılır.
- ötüşmek → Tahmini anlamı: kuşların karşılıklı ses çıkarması. Cümlem: Sabah olunca çam dalındaki kuşlar birbirine karşılık verip ötüştü.
- kuğul kuğul → Tahmini anlamı: kumruların çıkardığı ses. Cümlem: Çatıdaki kumrular kuğul kuğul öterek bizi uyandırdı.
- çağlamak → Tahmini anlamı: suyun coşkuyla akıp ses çıkarması. Cümlem: Yağmurdan sonra dağ deresi taşlara çarpıp çağlıyordu.
- meleşmek → Tahmini anlamı: koyun ve kuzuların ses çıkarması. Cümlem: Ağıla dönen koyunlar akşam ışığında meleşiyordu.
- körpe → Tahmini anlamı: yeni yetişmiş, taze. Cümlem: Annesinin yanında otlayan körpe oğlak çok sevimliydi.
- ziyade → Tahmini anlamı: fazla, çok. Cümlem: Dünkü yürüyüşün yorgunluğu bugün ziyadesiyle hissediliyordu.
Sayfa 63 Cevapları
Bu sayfada: Şiire göre soruları cevaplıyor, konu ve ana duyguyu yazıyoruz. Yeni başlıklar buluyor ve söz sanatlarını belirliyoruz.
2. Etkinlik
1. Bahar mevsiminde doğada hangi değişiklikler olmuştur?
Cevap: Ağaçlar çiçek açıp al giymiş, kuşlar ötüşmeye başlamış, toprak yeşillenmiştir. Dereler çağlayarak akıyor, koyunlar ve körpe kuzular meleşiyor, çiğdemler dağda, güller ovada açıyor.
2. Şairin turnalardan memleketine selam göndermesinin sebebi sizce ne olabilir?
Cevap: Şair memleketinden uzakta ve oradan haber alamıyor. Turnalar göç ederken onun yurdunun üzerinden geçeceği için, sevdiklerine selamını bu kuşlarla ulaştırmak istemiş olabilir.
Neden?
Şair “Mektup yok sıladan” der; yani memleketinden hiç haber gelmiyor. “Bizim ele selam söylen turnalar” dizesinde de haberi iletecek biri aradığı anlaşılır.
3. Şair neden üzgündür?
Cevap: Şair sıladan mektup alamadığı için üzgündür. Memleketini ve sevdiklerini özler, gözyaşları bir pınar gibi akar. Sabrının kalmadığını ve ömründen zarar ettiğini söyler.
Neden?
Şiirde “Akar gözüm yaşı bir pınar mıdır”, “Veysel’de kalmadı hiç sabrı karar” ve “Gün günden ediyom ömrümden zarar” dizeleri üzüntüyü doğrudan gösterir.
4. “Ağaçlar al giydi kuşlar dillendi.” dizesiyle şairin anlatmak istediği nedir?
Cevap: Şair baharın gelişini anlatıyor. Ağaçlar çiçeklerle al renge bürünmüş, kuşlar da ötmeye başlamıştır. Kışın susan doğa yeniden canlanmıştır.
Neden?
“Al giymek” ve “dillenmek” insana özgü davranışlardır; bunlar ağaç ve kuşlar için kullanılınca doğanın bahar renkleri ve sesleriyle uyanışı anlatılmış olur.
5. Şair “Mektup yok sıladan dağlar kar mıdır/ Kuşlar eşin bulmuş ilkbahar mıdır” sorularına bir cevap beklemekte midir? Neden?
Cevap: Hayır; şair bu soruların karşılığını aramıyor. Bu sorular, memleketinden haber alamayan birinin içindeki merakı ve özlemi dile getirmenin bir yoludur.
Neden?
Şair soruları kendi kendine soruyor; çünkü dağlarda kar olup olmadığını ya da kuşların eş bulup bulmadığını yanıtlayacak kimse karşısında yok. Bu sorular duyguyu vurgulamak içindir.
3. Etkinlik
Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.
Cevap:

- Şiirin Konusu: Baharın gelmesiyle uyanan doğa ve şairin gurbetteki memleket özlemi.
- Şiirin Ana Duygusu: Sıla özlemi ve kavuşma isteği; baharın neşesine rağmen sevdiklerinden uzak olmanın hüznü.
4. Etkinlik
Okuduğunuz şiire uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız.
Cevap:

- Gurbette Gelen Bahar
- Turnalara Emanet Selam
5. Etkinlik
Şiirde geçen söz sanatlarını ve bu söz sanatlarının bulunduğu dizeyi aşağıya yazınız.
Cevap:

- Ağaçlar al giydi kuşlar dillendi → Kişileştirme (teşhis): ağaç giyinir, kuş dillenir
- Akar gözüm yaşı bir pınar mıdır → Benzetme: gözyaşı pınara benzetilir
- Bizim ele selam söylen turnalar → Kişileştirme (turnaya seslenme): turnaya haber taşıma görevi verilir
Neden?
Ağaçlara giyinmek, kuşlara dile gelmek gibi insana ait davranışlar verildiği için ilk dizede kişileştirme vardır. Gözyaşının akışı pınara benzetildiği için ikinci dizede benzetme bulunur. Turnaya insan gibi haber taşıma görevi verilmesi de kişileştirmedir.
Sayfa 64 Cevapları
Bu sayfada: Mevsim değişiklikleri konulu tartışma yapıp değerlendirme formunu dolduruyoruz. Sonra mevsimlerle ilgili bir hikâye yazmaya başlıyoruz.
6. Etkinlik
Sınıfınızda “mevsim değişikliklerinin insanlar üzerindeki etkileri” konulu bir tartışma düzenleyiniz. Tartışma sırasında düşüncelerinizi ifade ederken arkadaşlarınıza karşı saygı ve anlayış içerisinde olmaya, onların sözünü kesmemeye, konu dışına çıkmadan konuşmaya özen gösteriniz. Tartışmanın ardından aşağıda verilen değerlendirme formunu doldurunuz.
Cevap: Tartışmadan sonra formu kendi performansıma göre örnek olarak şöyle doldurdum:

- Konuya hâkim olma: 9
- Savunma ve ikna kabiliyeti: 8
- Karşıt düşünceyi çürütme kabiliyeti: 7
- Konuyu metne bağlı kalmadan anlatma kabiliyeti: 10
- Konuya uygun bir dille konuşma: 9
- Beden dilini doğru kullanma: 8
- Konuya uygun vurgu ve tonlama ile konuşma: 9
- Konuyu belge ve kanıtlarla anlatma: 7
- Konuya uygun anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları kullanma: 8
- Zamanı, verilen süreye uygun kullanma: 10
- Toplam: 85
7. Etkinlik
Bir sonraki sayfaya hayal gücünüzü kullanarak “mevsim değişikliklerinin canlılar üzerindeki etkileri” konulu hikâye edici (masal, fabl, hikâye vb.) bir metin yazınız. Metni yazarken “oysaki, başka bir deyişle, özellikle, ilk olarak, son olarak” gibi geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanınız. Metniniz için uygun bir başlık belirleyiniz.
Metninizi gözden geçirirken varsa metindeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.
Cevap: 65. sayfadaki alana şu fablı yazdım:

Karıncanın Kış Hazırlığı
İlk olarak sonbahar gelince ormandaki hayvanlar telaşlandı. Yapraklar sararıyor, günler kısalıyor, sabahları çimenlerin üstünde ince bir kırağı görülüyordu. Karınca arkadaşı sincaba “Kış uzun sürer, hemen hazırlanalım.” dedi. Sincap omuz silkti; oysaki ağaçlardaki fındıklar tükenmek üzereydi ve yerden toplanacak tek bir tane kalmamıştı. Özellikle ayılar yağ biriktirmeye başlamıştı; başka bir deyişle herkes soğuğa hazırlanıyordu. Kirpi yaprakları yuvasına taşıyor, kurbağalar çamurun derinine iniyor, kuşlar ise güneye göçmek için sürü hâlinde toplanıyordu. Karınca her sabah erkenden kalkıp tanelerini taşıdı. Sincap ise “Daha vaktimiz var.” diyerek dallar arasında oynamayı sürdürdü. Bir gece rüzgâr sertleşti, ilk kar taneleri yağmaya başladı. Sincap soğuktan titreyerek uyandı; yuvasında yiyecek yoktu. Utanarak karıncanın kapısını çaldı. Karınca onu içeri aldı, sıcak bir çorba hazırladı ve “Önce karnını doyur, sonra birlikte düşünürüz.” dedi. Ertesi sabah ikisi de karla kaplı ormana çıktı; karınca bildiği saklı yerlerden fındık çıkardı, sincap ağaç kovuklarını aradı. Böylece kış boyunca yiyecek bulmayı birlikte başardılar. Sincap, ilk olarak yanlış düşündüğünü kabul etti; son olarak da karıncaya söz verdi: gelecek sonbaharda herkesten önce hazırlanacaktı. Kış ortasında ormana şiddetli bir tipi çöktü. Üç gün boyunca kimse yuvasından çıkamadı. Karınca ile sincap, ambarlarındaki tanelerden payını ayırarak yan yuvadaki yaşlı kirpiye bir sepet ulaştırdı. Kirpi gözleri dolarak teşekkür etti ve onlara sıcak bir yün atkı ördü. Tipi dinince ormanın bütün hayvanları ilk kez birlikte toplandı. Ayı, kurbağa ve kuşlar da erzaklarını getirip ortaya koydu; herkesin sofrası bir araya gelince kış bir şölene döndü. Sincap o gün karıncaya şöyle dedi: “Sen bana hazırlıklı olmayı, ben sana paylaşmayı öğrettim.” Karınca da başını sallayarak “Mevsimler değişir, dostluk değişmez.” dedi. O kış ormanda kimse aç ya da üşümüş kalmadı. Herkes uyurken bile birbirini düşünmenin sıcaklığını hissetti. Bahar gelince ormanın hayvanları yuvalarından çıktığında karınca ile sincap yan yana oturuyordu. Sincap fısıldadı: “Mevsimin sesini dinleyen, doğayla barışık yaşar.” Karınca gülümsedi ve önlerinde yeşeren ilk çimenlere baktı. O günden sonra ormanda her sonbahar, kimin ne kadar hazırlık yaptığını konuşan neşeli bir toplantıyla başlar oldu.
Sayfa 65 Cevapları
Bu sayfada: 64. sayfadaki hikâye çalışmasını yazma alanına geçiriyoruz.

Soru sor ya da yorum yaz