4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı 72-73-74-75. Sayfa Cevapları MEB Yayınları
5 dk okuma 0 yorum
Millî Mücadele ve Atatürk temasını bitiren 2. Tema Değerlendirme Çalışmaları’nın on bir sorusu kitabın 72-75. sayfalarında yer alıyor; cevapları aşağıda soru sırasıyla bulabilirsin. 4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı 72-73-74-75. Sayfa Cevapları MEB Yayınları yazısında test sorularının ve dil bilgisi sorularının altında, doğru cevabın neden o olduğunu anlatan sarı “Neden?” notları var.

2. Tema Değerlendirme Çalışmaları Cevapları (Millî Mücadele ve Atatürk)
Sayfa 72 Cevapları
Bu sayfada: Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişini anlatan metinle ilgili üç soruyu cevaplıyor, yüz ifadelerine uygun ünlemli cümleler yazıyorsun.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
1. Soruları metne göre cevaplayınız.
a. Mustafa Kemal Paşa ne zaman Ankara’ya ulaşmıştır?
Cevap: Mustafa Kemal Paşa, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya ulaşmıştır.
b. Mustafa Kemal Paşa Ankara’da ilk nereye gitti?
Cevap: İlk olarak Vilayet Konağı’na gitti.
c. Ankara’nın, Milli Mücadele’nin merkezi olduğu nasıl duyuruluyor?
Cevap: Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya geldiği duyurulur; böylece Ankara’nın Millî Mücadele’nin merkezi olduğu herkese bildirilir.
2. Verilen yüz ifadelerinden yola çıkarak ünlem işaretini kullanabileceğiniz cümleler yazınız.
Cevap:
- Eyvah! Yine yağmura yakalandık.
- Yaşasın! Sonunda köpeğim bulundu.
Neden?
Ünlem işareti sevinç, korku, üzüntü, şaşırma gibi duyguları anlatan sözlerden sonra konur. “Eyvah” üzüntü ve telaşı, “Yaşasın” sevinci bildirir. Ünlemden sonra yeni bir cümle başladığı için ilk harf büyük yazılır.
Sayfa 73 Cevapları
Bu sayfada: Verilen özelliklerin bilgilendirici metne mi, hikâye edici metne mi yoksa şiire mi ait olduğunu işaretliyor, dört eş sesli kelimeyi iki farklı anlamıyla cümlede kullanıyorsun.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
3. Verilen özelliklerin hangi metin türüne veya türlerine ait olduğunu işaretleyiniz.
Cevap:

- Dizelerden oluşur. → Şiir
- Herhangi bir konuyu açıklamak, bilgi vermek, öğretmek amacıyla yazılır. → Bilgilendirici metin
- Olayın geçtiği yer ve zaman bellidir. → Hikâye edici metin
- Yaşanmış ve yaşanabilir olaylar anlatılır. → Hikâye edici metin
- Belirli bir ritim ve uyum içerisinde yazılır. → Şiir
- Düşünceler kısa ve kesin cümlelerle ifade edilir. → Bilgilendirici metin
- Düz yazılardan oluşur. → Bilgilendirici metin
- Yazarına şair denir. → Şiir
- Verilen bilgilerin doğruluğu kesin olmalıdır. → Bilgilendirici metin
Neden?
Şiir dizelerle, ölçü ve uyakla yazılır; yazanına şair denir. Hikâye edici metinlerde bir olay vardır ve bu olayın yeri, zamanı, kişileri bellidir. Bilgilendirici metinlerin amacı ise öğretmektir; bu yüzden içindeki bilgilerin doğru, cümlelerin açık ve kesin olması gerekir.
4. Verilen eş sesli kelimelerin farklı anlamları ile cümleler yazınız.
Cevap:

- diz: Bayrak töreni için bütün okul sıraya dizildi. / Bisikletten düşüp dizimi kanattım.
- ben: Bileğimin tam ortasında büyük bir ben var. / Ben bu ödevi nasıl bitireceğimi bilmiyorum.
- dal: Kuş, ağacın dalına konmuş etrafı seyrediyor. / Denize daldıktan iki dakika sonra çıktı.
- ara: Bayram günü babamı aramayan kalmadı. / Yaptığı hareketten sonra onunla aramız açıldı.
Neden?
Eş sesli kelimelerin yazılışı ve okunuşu aynı, anlamları ise birbirinden tamamen farklıdır. “Diz” hem sıralamak hem bacağımızdaki eklem; “ben” hem tendeki küçük leke hem kişinin kendisi; “dal” hem ağacın kolu hem suya girmek; “ara” hem birini telefonla aramak hem iki kişi arasındaki ilişki demektir.
Sayfa 74 Cevapları
Bu sayfada: Mecaz anlam, benzetme, neden-sonuç, ana duygu ve noktalama ile ilgili beş test sorusunu çözüyorsun.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
(5, 6, 7, 8 ve 9. soruların doğru cevaplarını bularak işaretleyiniz.)
5. Verilen cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmıştır?
Cevap: B) Bu ince hareketi ile beni mutlu etti.
Neden?
“İnce” kelimesinin gerçek anlamı “kalın olmayan”dır; ip, kumaş, dal gibi nesneler için kullanılır. Bir hareket ince ya da kalın olamaz. Burada “ince” kelimesi “nazik, düşünceli” anlamında, yani mecaz anlamda kullanılmıştır.
6. I. Çocuklar masanın başında arı gibi çalışıyorlardı.
II. Kimseler görünmüyordu ortalıkta.
III. Bahçemizdeki ağaçlar kuşların evi gibiydi.
IV. Mahallede bir telaş herkesi almıştı.
Verilen cümlelerin hangilerinde benzetme yapılmıştır?
Cevap: D) I ve III
Neden?
Benzetme çoğu zaman “gibi” kelimesiyle yapılır. I. cümlede çocuklar çalışkanlıkları yüzünden arıya, III. cümlede ağaçlar kuşların evine benzetilmiştir. II ve IV. cümlelerde bir şey başka bir şeye benzetilmemiştir.
7. Verilen cümlelerden hangisinde neden-sonuç anlamı vardır?
Cevap: C) Milletimiz birlik ve beraberlik içinde hareket ettiği için savaşta galip geldik.
Neden?
Cümleye “Savaşta neden galip geldik?” diye sorunca “Milletimiz birlik ve beraberlik içinde hareket ettiği için.” cevabını alırız. “İçin” kelimesi nedeni sonuca bağlar: Neden birlik olmak, sonuç galip gelmektir.
8. Bu vatan toprağın kara bağrında,
Sıradağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda,
Kendini tarihe verenlerindir.
Orhan Şaik GÖKYAY
Şiirin ana duygusu nedir?
Cevap: A) Vatan sevgisi
Neden?
Dörtlükte vatanın, onun uğrunda canını verenlere ait olduğu söyleniyor. Bir şeyin uğruna can vermek o şeyi çok sevmekle olur; bu yüzden şiirde en güçlü hissedilen duygu vatan sevgisidir.
9. Verilen cümlelerden hangisinde noktalama yanlışı yapılmıştır?
Cevap: B) Bir dönem kapanıyor, yeni bir dönem başlıyordu?
Neden?
Soru işareti yalnızca soru bildiren cümlelerin sonuna konur. Bu cümlede bir şey sorulmuyor, bir durum anlatılıyor; sonuna nokta konmalıydı.
Sayfa 75 Cevapları
Bu sayfada: Dört atasözünün anlamını yazıyor, şehit ve gazilerimiz için bir şiir yazıyorsun.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
10. Verilen atasözlerinin anlamlarını atasözleri ve deyimler sözlüğünden bularak karşısındaki kutuya yazınız.
Cevap:
- İyilik eden iyilik bulur: Başkalarına iyilik yapan kişi, bir gün kendisi de iyilik görür.
- Akıl akıldan üstündür: Bir kişinin düşünemediği ya da fark edemediği bir şeyi başkası düşünebilir; bu yüzden başkalarına danışmak gerekir.
- Doğru söz yemin istemez: Doğruyu söyleyen kişinin, sözüne inandırmak için yemin etmesine gerek yoktur.
- Öfke ile kalkan zararla oturur: Öfkeliyken düşünmeden davranan kişi, sonradan pişman olacağı işler yapar ve zarar görür.
Neden?
Atasözleri kısa ve kalıplaşmış sözlerdir; çoğu zaman kelimelerin ilk anlamından daha geniş bir öğüt verir. “Zararla oturmak” gerçekten bir yere oturmak değil, işin sonunda zarar görmek demektir.
11. Ülkemizin bugünlere gelmesine büyük katkısı bulunan şehit ve gazilerimiz için bir şiir yazınız.
Cevap: Görselde İsmail Sağır’ın “Gaziler” adlı şiiri örnek olarak verilmiştir. Sen de şöyle bir şiir yazabilirsin:

Size Borçluyuz
Vatan için yola çıktınız,
Dağda, cephede savaştınız.
Kiminiz döndü, kiminiz kaldı,
Bize bu yurdu bıraktınız.
Şehidim, gazim, kahramanım,
Sizinle gurur duyarım.
Bayrağımız dalgalandıkça
Adınızı hep anarım.

Soru sor ya da yorum yaz