4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 231-232-233 Cevapları Ada Yayınları
5 dk okuma 0 yorum
4. sınıf Türkçe ders kitabının (Ada Yayınları) “Birey ve Toplum” temasını bitiren Tema Değerlendirme Çalışmaları’nın 231, 232 ve 233. sayfa cevapları aşağıdadır. 4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 231-232-233 Cevapları Ada Yayınları yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
7. Tema Değerlendirme Çalışmaları Cevapları (Birey ve Toplum)
Değerlendirme sayfaları Lev Tolstoy’un “Kral ile Gömlek” adlı kısa hikâyesiyle açılıyor. Hikâyede hasta kralın iyileşmesi için mutlu bir insanın gömleği aranıyor; bulunan tek mutlu adamın ise gömleği bile yok. Soruların çoğu bu metne dayanıyor; ardından pekiştirmeli kelimeler, eş anlamlılar ve “ki”nin yazımı üzerinde çalışıyoruz.
Sayfa 231 Cevapları
Bu sayfada: “Kral ile Gömlek” metnini okuyoruz. Kralın verdiği sözü ve danışmanın önerisini metne göre yazıyoruz.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
1. Kral hangi şart karşılığında krallığın yarısını vereceğini söylüyor?
Cevap: Hastalığını geçirme şartıyla. Kendisini kim iyileştirirse krallığının yarısı onun olacak.

Neden?
Metnin başında Kral hastalanıyor ve “Beni kim iyileştirirse, ona krallığımın yarısını vereceğim.” diyor.
2. Kralın danışmanı kralı iyileştirmek için nasıl bir fikir ileri sürüyor?
Cevap: Mutlu bir insan bulunmasını istiyor. O kişinin gömleği Kral’a giydirilirse Kral’ın iyileşeceğini söylüyor.
Neden?
Toplanan danışmanlardan biri şöyle diyor: “Mutlu bir insan bulabilirseniz, onun gömleğini alın, Kral’a giydirin. Kral o zaman iyileşecektir.”
Sayfa 232 Cevapları
Bu sayfada: Metinle ilgili üç soruyu daha cevaplıyor ve ana fikri yazıyoruz. Beş kelimenin metinde hangi anlamda kullanıldığını işaretleyip bu kelimelerle cümle kuruyoruz.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
3. Kralın oğlu, mutlu bir insanı nerede buluyor?
Cevap: Küçük ve yoksul görünüşlü bir kulübede buluyor. Bir gece oradan geçerken içerideki adamın hâline şükrettiğini duyuyor.

Neden?
Metne göre Kral’ın oğlu kulübenin yanından geçerken adamın “İşimi bitirdim, açlığımı da bastırdım. (…) Daha ne isteyebilirim.” dediğini işitiyor.
4. Kral mutlu adamın gömleğini neden giyemiyor?
Cevap: Çünkü mutlu adamın gömleği yok. Adam o kadar yoksul ki sırtına giyecek bir gömlek bile alamamış.
Neden?
Son cümlede Kral’ın adamları kulübeye giriyor ama mutlu adamın “sırtına giyecek gömleği bile” olmadığını görüyor.
5. Metnin ana fikri nedir?
Cevap: Mutluluk zenginlikle gelmez. Elindekiyle yetinmeyi bilen insan, hiçbir şeyi olmasa da mutlu olur.
Neden?
Ülkedeki varlıklı insanların hepsinin bir derdi var, kimse hâlinden hoşnut değil. Tek mutlu kişi ise gömleği bile olmayan, işini bitirip karnını doyurduğuna şükreden yoksul adam.
6. Tabloda verilen kelimeleri okuduğunuz metinde bulunuz. Kelimelerin içinde bulunduğu cümlelerden faydalanarak kelimelerin kullanıldıkları anlamı işaretleyiniz. Bu kelimelerin içinde geçtiği cümleler kurunuz.
Cevap:

- kötü → Gerçek. Cümlem: Hava kötü olunca maçı erteledik.
- kısa → Mecaz. Cümlem: Sözün kısası, bugün çok eğlendik.
- yoksul → Gerçek. Cümlem: Yoksul aileye kışlık giysi topladık.
- mutlu → Gerçek. Cümlem: Karnemi görünce annem mutlu oldu.
- ülke → Gerçek. Cümlem: Ülkemizin her köşesi çok güzel.
Neden?
Metinde “sağlıklı olansa yoksuldu”, “mutlu bir insan”, “bütün ülkeyi dolaştılar” sözlerinde kelimeler herkesin bildiği ilk anlamıyla kullanılmış. “Sözün kısası” derken ise kısa, boyu ölçülen bir şeyi anlatmıyor; “özetle” anlamına geliyor, bu yüzden mecaz. Hiçbiri bir bilim ya da meslek sözü olmadığı için terim sütunu boş kalıyor.
Sayfa 233 Cevapları
Bu sayfada: Metinden seçtiğimiz dört kelimeyi pekiştiriyor, verilen kelimelerin eş anlamlılarını metinden buluyoruz. Cümlelerdeki boşluklara “ki” yazıyor ve televizyonla ilgili araştırma yapıyoruz.
Tema Değerlendirme Çalışmaları
7. Pekiştirmeli kelimelerin nasıl oluşturulduğunu hatırlayınız. Okuduğunuz metinden pekiştirilebilecek dört kelime seçerek bu kelimeleri pekiştiriniz. Pekiştirdiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Cevap:

- bütün → büsbütün: Hava büsbütün karardı.
- kısa → kıpkısa: Saçlarımı kıpkısa kestirdim.
- küçük → küpküçük: Küpküçük kedi avucuma sığdı.
- tam → tastamam: Yapbozun parçaları tastamam çıktı.
Neden?
Pekiştirme yaparken kelimenin ilk hecesinin ünlüye kadar olan bölümü alınır, sonuna “m, p, r, s” seslerinden uygun olanı eklenir ve kelimenin başına getirilir: bü + s + bütün, kı + p + kısa, kü + p + küçük. “Tastamam” ise kalıplaşmış bir pekiştirmedir. Dört kelime de metinde geçiyor.
8. Aşağıda verilen kelimelerin eş anlamlılarını metinde bulunuz. Bu kelimeleri cümle içerisinde kullanarak yazınız.
Cevap:

- fakir → yoksul: Yoksul çocuklara kitap gönderdik.
- vakit → zaman: Zaman su gibi akıp geçti.
- minik → küçük: Küçük kardeşim yürümeyi öğrendi.
- yurt → ülke: Ülkemizi çok seviyorum.
Neden?
Dört kelime de metinde var: “sağlıklı olansa yoksuldu”, “Kral o zaman iyileşecektir”, “küçük ve yoksul görünüşlü bir kulübe”, “Bütün ülkeyi dolaştılar”.
9. Aşağıdaki cümlelerde eksik bırakılan yerlere “ki” bağlacını ve “- ki” ekini doğru şekilde yazarak cümleleri tamamlayınız.
Cevap:

- Elbisemdeki düğme koptu. (ek, bitişik)
- Oysaki her şey plana uygun gidiyordu. (kalıplaşmış bağlaç, bitişik)
- Elindeki kalemi çok beğendim. (ek, bitişik)
- Sen de bizimle gel ki eğlenebilelim. (bağlaç, ayrı)
- Sınıfa geldim ki ne göreyim! (bağlaç, ayrı)
- Sen ki oldukça çalışkan birisin. (bağlaç, ayrı)
- Yarınki törene katılacak mısın? (ek, bitişik)
- Arabadaki çantayı aldın mı? (ek, bitişik)
Neden?
“-ki” eki bir şeyin yerini ya da zamanını bildirir ve kelimeye bitişik yazılır: elbisemdeki, elindeki, yarınki, arabadaki. Bağlaç olan “ki” ise iki cümleyi birbirine bağlar ve ayrı yazılır: gel ki, geldim ki, sen ki. “Oysaki” bağlaç olduğu hâlde kalıplaştığı için bitişik yazılan birkaç kelimeden biridir.
Sonraki Derse Hazırlık
1. Televizyonun faydalarını ve zararlarını yazılı, görsel ve dijital kaynaklardan araştırınız.
Cevap:
- Faydaları: Haberleri ve hava durumunu öğreniriz. Belgesellerle uzak ülkeleri, hayvanları tanırız. Çizgi film ve yarışmalarla hoşça vakit geçiririz.
- Zararları: Uzun süre ve yakından izlersek gözlerimiz yorulur. Hareketsiz kalırız, derslere ve oyuna zaman kalmaz. Yaşımıza uygun olmayan programlar bizi korkutabilir.
2. Televizyon programcısının yaptığı işler hakkında araştırma yapınız.
Cevap: Televizyon programcısı, ekranda izlediğimiz bir programı baştan sona hazırlayan kişidir. Programın konusunu seçer, konukları belirleyip davet eder. Çekim ekibiyle birlikte çalışır, programın akışını ve süresini planlar. Bazı programcılar hazırladıkları programı kendileri sunar.

Soru sor ya da yorum yaz