6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 24-26-27-28-29 Cevapları 1. Kitap
7 dk okuma 0 yorum
6. sınıf Türkçe ders kitabının (1. Kitap) “Dilimizin Zenginliği” temasındaki “Türkçenin Beyliği” metninin ve ardından gelen açıklayıcı metin çalışmalarının 24, 26, 27, 28 ve 29. sayfa cevapları aşağıdadır. 25 ve 34. sayfalarda metnin devamı ile strateji tanıtımı, 36 ve 40. sayfalarda “Karagöz” ile “Tonyukuk Yazıtı” okuma metinleri var; bu sayfalarda yazılacak bir görev bulunmuyor. Cevaplar 3 yazıya bölünmüştür; bu yazı ilk bölümdür. 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 24-26-27-28-29 Cevapları 1. Kitap yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
Türkçenin Beyliği Metni Cevapları
Ceyhun Atuf Kansu’nun bu yazısı, 13. yüzyıl Anadolusu’nda Moğol saldırılarından sonra halkı birleştiren gönül ve dil bağını anlatıyor. Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277’de Türkçeyi resmî dil ilan ediyor. Etkinliklerde tahmin ederek anlam bulmayı, anahtar kelimeleri, virgülü, “da/de” yazımını ve açıklayıcı metinlerin bölümlerini çalışıyoruz.
Sayfa 24 Cevapları
Bu sayfada: 13. yüzyıla yolculuk hayal ediyor, şiirdeki dal ve ağaç arasındaki ilgiyi buluyoruz. Okumaya başlamadan önce metnin görsellerine ve biçimine bakıyoruz.
Haydi, Başlayalım!
Bir zaman makinesiyle 13. yüzyıla gittiğinizi hayal ediniz. Günümüze dönerken yanınızda üç şey getirebilecek olsanız bunlar neler olurdu? Arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Yanımda o dönemden bir ozanın sazını, el dokuması bir kilim parçasını ve Ahilerin kullandığı bir çarşı tartısını getirirdim. Böylece arkadaşlarıma o günlerin müziğini ve ustalığını gösterirdim.
Okuduğunuz şiirde dal ve ağaç arasındaki ilgiyi aşağıdakilerden hangisi daha iyi ifade etmektedir? İşaretleyiniz.
Cevap: “Parça-bütün” kutusunu işaretledim.

Neden?
Dal, ağacın bir parçasıdır; ağaç ise dallarından oluşan bütündür. Şiirde “Ağaç isem dalımsın” dizesi bu ilgiyi gösteriyor. İki kavram birbirine zıt değil, biri ötekinin içinde yer alıyor.
Yukarıda verilen şiirde dal ve ağaç bağlantısına benzer bir yapı, başka hangi iki kavram arasında kurulmuştur? Söyleyiniz.
Cevap: Şiirin ikinci dizesinde “petek” ile “bal” arasında benzer bir ilgi kurulmuş. Bal, peteğin içinde bulunan bir parçadır.
Sayfa 26 Cevapları
Bu sayfada: “Bakraç” sözcüğünü tahmin etmeyi inceliyoruz. Metinde anlamını bilmediğimiz sözcükleri bulup tahmin ediyor, tahminlerimizi yıldızlarla değerlendiriyoruz.
1. Anlayalım
a. “Bakraç” denince aklınıza neler geliyor? Söyleyiniz.
Cevap: “Bakraç” deyince aklıma bakır gibi eski bir kap geliyor. Kelimenin “bak” ile başlaması bana “bakmak” fiilini de hatırlatıyor ama emin değilim.
b. Karekodu okutarak “Bakraç” adlı dijital içeriğe ulaşınız.
Cevap: Karekodu okutup içeriği izledim.
c. İçeriğin konusu nedir? Söyleyiniz.
Cevap: İçeriğin konusu, kahramanın “bakraç” sözcüğünün anlamını örnek cümleden yola çıkarak tahmin etmesidir.
ç. İçerikteki kahraman, “bakraç” kelimesinin anlamını tahmin etmeye çalışırken hangi yollara başvuruyor? Söyleyiniz.
Cevap:
- Bilmediği sözcüğün anlamını bildiği sözcüklerden yola çıkarak bulmaya çalışıyor.
- Sözcüğün geçtiği cümleye bakıyor.
- Cümlenin anlamından sözcüğün mutfakta kullanılan bir eşya olduğunu çıkarıyor.
- Cümlenin geçtiği zamanı belirleyip bazı tahminlerini eliyor.
- Cümlenin anlamından eşyanın büyüklüğü hakkında çıkarım yapıyor.
- Tahminlerinin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediyor.
2. Anlayalım
a. “Türkçenin Beyliği” metnini gözden geçiriniz ve anlamını bilmediğiniz kelime/kelime gruplarını belirleyiniz. “1. ANLAYALIM” etkinliğinden yola çıkarak bu kelime/kelime gruplarının anlamlarını tahmin ediniz.
Cevap:

- Kırım → Toplu öldürme
- Heybe → Çift gözlü torba
- Erenler → Ermiş kişiler
- Okuntu → Çağrı, duyuru
- Ala sancak → Al beyaz bayrak
Neden?
Metinde “Moğol kırımı geldi, Sivas yandı, Kayseri yıkıldı” deniyor; yıkım ve ölümle birlikte geçtiği için “kırım” toplu öldürme demek. “Türkçenin heybesinden” ifadesi, içinde değerli şeyler taşınan bir torbayı düşündürüyor. “Erenler”in “gönül suyunu dağdan verip insanları arıttığı” söylendiği için bunlar ermiş kişiler. “Konya çarşısında okuntu çıkardı, davul dövdürdü” cümlesinde okuntu, duyuru anlamında kullanılıyor. “Ala sancak devletini kurtardı” dizesinde ise bayrak anlamı çıkıyor.
b. Kelime/kelime gruplarının anlamlarını TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Tahmininizin doğru cevaba yaklaşma durumuna göre yıldızları boyayınız (Üç yıldız “Tahminim doğru.”, iki yıldız “Tahminim kısmen doğru.”, bir yıldız “Tahminim doğru değil.” ifadelerini karşılamaktadır.).
Cevap: Beş sözcüğü de sözlükten kontrol ettim. Tahminlerim doğruya çok yakın çıktığı için her sözcüğün yanındaki üç yıldızı da boyadım.
Sayfa 27 Cevapları
Bu sayfada: Sözcükleri ortak özelliklerine göre gruplandırıyor ve metinden anahtar kelimeler seçiyoruz. Bu kelimelerin anlamlarını tabloda inceliyoruz.
3. Anlayalım
a. Aşağıdaki kelime/kelime gruplarının bir arada olma gerekçesini belirleyip söyleyiniz. Bu gerekçeye uygun olacak şekilde metinden birer kelime/kelime grubu belirleyiniz ve bu gruplara örnekteki gibi ekleyiniz.
Cevap:

- Yurt, Toprak, Anayurt, Vatan → yaşadığımız yer
- Demirci, Dokumacı, Terzi, Kilimci → meslek ve zanaat adları
- Bir olmak, Birlik olmak, Gönül bağı, Dil bağı → birlik ve beraberlik
- Okuma, Dil, Konuşma, Yazma → dil becerileri
- Geçmiş, Bugün, Yarın, Gelecek → zaman
Neden?
“Anayurt” metinde “Anadolu Türk halkı üç dala tutundu ki, biri kan gülü döşediği anayurtta tutundu” cümlesinde geçiyor. Metin, çarşıyı kuran meslekleri de sıralıyor: dokumacılar, demirciler, terziler, kilimciler. Okuma, konuşma ve yazma dilin kullanım yollarıdır. “Dil ve gönül bağıyla birlik tutmak” ifadesi birlik anlamı taşıyor. “Yarın” ise “yarınlara bugünlerden gideceğiz” cümlesinde yer alıyor.
b. Eklediğiniz kelime/kelime gruplarından hangileri metnin içeriğini daha iyi yansıtmaktadır? Açıklayınız.
Cevap: Bence “gönül bağı” ve “dil bağı” metni en iyi yansıtır. Çünkü metin, milleti bir arada tutan şeyin dil ve gönül olduğunu anlatıyor.
4. Anlayalım
a. Okuduğunuz metni anlatmak için önemli olduğunu düşündüğünüz üç kelime/kelime grubu belirleyiniz. Bu kelimeleri etkinliğin “b” maddesindeki tabloya yazınız.
Cevap: “Gönül bağı”, “ala sancak” ve “dil” sözcüklerini seçtim.
b. Aşağıdaki tabloyu belirlediğiniz ifadelerden hareketle tamamlayınız.
Cevap:

- Gönül bağı → Sözlük anlamı: Duygusal bağ. Eş/yakın anlamlı: Sevgi bağı. Çağrıştırdığı ifade: Kardeşlik. Deyim: Gönül almak.
- Ala sancak → Sözlük anlamı: Al bayrak. Eş/yakın anlamlı: Sancak. Çağrıştırdığı ifade: Bağımsızlık. Deyim: Bayrak açmak.
- Dil → Sözlük anlamı: Anlaşma aracı. Eş/yakın anlamlı: Lisan. Çağrıştırdığı ifade: Kültür. Deyim: Dil dökmek.
c. Metinde “gönül” ve “dil” kelimeleri arasında nasıl bir ilgi kurulmuştur? Söyleyiniz.
Cevap: Metinde gönül ve dil, milleti bir arada tutan iki bağ olarak birlikte anılıyor. Türkçe de bu yüzden resmî dil ilan ediliyor.
Neden?
Metinde “Türkleri dil ve gönül bağıyla birlik tutmak” isteyenlerden söz ediliyor. Karamanoğlu Mehmet Bey’in “dil ve gönül bağının birliğine” inandığı yazıyor. Yani iki kavram birbirini tamamlıyor.
Sayfa 28 Cevapları
Bu sayfada: “Lafla Peynir Gemisi Yürür mü?” içeriğini izleyip hikâye unsurlarını yazıyoruz. Sonra nefes ve vurgu çalışması yapıyoruz.
5. Anlayalım
a. Yandaki karekodu okutarak “Lafla Peynir Gemisi Yürür mü?” adlı içeriği izleyiniz.
Cevap: Karekodu okutup içeriği izledim.
b. İzlediğiniz içerikteki hikâye unsurlarını belirleyerek yazınız.
Cevap:

- Zaman: Bir zamanlar
- Kahramanlar: Aksi Yusuf (peynir tüccarı) ve gemi kaptanı
- Yer: İstanbul
- Olay: Ödemeleri hep geciktiren Yusuf’a kızan kaptan, parasını ister.
c. İzlediğiniz içerikte yer alan kahramanlar arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Cevap: Aralarında alışveriş var; kaptan Yusuf’a güvenmediği için parayı peşin ister.
ç. Hikâyenin geçtiği şehir deniz kıyısında yer almasaydı olay örgüsü bu durumdan nasıl etkilenirdi?
Cevap: Mal kervanla taşınırdı; ama Yusuf yine ödemeyi geciktirirdi.

1. Anlatalım
a. Burnunuzdan derin bir nefes alınız, nefesinizi kısa bir süre tutunuz ve yavaşça veriniz. Ardından aşağıdaki cümleyi tek nefeste söyleyiniz.
Cevap: “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.” cümlesini tek nefeste, durmadan söyledim.
b. Yandaki ifadeleri yay ayraç içinde belirtilen hızda söyleyiniz.
Cevap: “Bugünden sonra” ve “mecliste ve meydanda” ve “kullanılmayacaktır.” kısımlarını normal hızda, “divanda, dergâhta, bârgâhta” ile “Türkçeden başka dil” kısımlarını yavaş söyledim.
Sayfa 29 Cevapları
Bu sayfada: Aynı cümleyi farklı ses şiddetleriyle ve farklı rollere uygun biçimde seslendiriyoruz. Sesleri anlatan sözcükleri ve etkili ifadeleri çalışıyoruz.
c. Etkinliğin “a” maddesinde verilen cümleyi ses şiddetinizi aşağıdaki yönergeye göre biçimlendirerek seslendiriniz.
Cevap: Cümleyi önce fısıldayarak, sonra normal konuşma sesimle, en sonunda yüksek sesle okudum.
ç. Etkinliğin “a” maddesinde verilen cümleyi aşağıdaki durumlara uygun biçimde seslendiriniz.
Cevap: Haber spikeri gibi ciddi ve net okudum. Yaşlı bilge gibi sakin ve vurgulu söyledim. Şair gibi yavaş ve duygulu okudum. Duyuru yapan kişi gibi yüksek ve dikkat çekici bir sesle seslendirdim.
2. Anlatalım
a. Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Bu görselleri anlatırken kullanabileceğiniz farklı kelime ve kelime gruplarını düşününüz.
Cevap: Arılar için “vızzz”, şelale için “şırrr”, balon için “pat”, hapşıran çocuk için “öhö”, kaynayan tencere için “fokur” sözlerini yazdım.
b. Bu görseller hangi sesleri çağrıştırmaktadır? Söyleyiniz.
Cevap: Arıların uçuşu vızıltıyı, şelale şırıltıyı, patlayan balon pat sesini, hapşıran çocuk hapşırık sesini, kaynayan tencere fokurdamayı çağrıştırıyor.
c. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözleri, daha etkili ifadelerle değiştirerek cümleleri yeniden söyleyiniz.
Cevap:
- Top cama vurunca cam paramparça oldu.
- Tencereden kaynayan sütün fokurtusu duyuluyordu.
- Karların erimesiyle beslenen dere çağıl çağıl akıyordu.
ç. Bir doğa olayını ya da günlük bir durumu, farklı söz varlığı unsurlarını kullanarak (eş ve yakın anlamlı kelime, deyim, atasözü, kalıp söz, ikileme vb.) anlatınız.
Cevap: Gökyüzü bir anda kurşuni renge büründü. Pamuk gibi kar taneleri dönüp dönüp yağmaya başladı. Bir saat içinde her yer bembeyaz oldu. Çocuklar tıpış tıpış dışarı koştu. Damlayan kar suyu ise “damlaya damlaya göl olur” sözünü hatırlattı.

Soru sor ya da yorum yaz