7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 30-32-33-34-35 Cevapları 1. Kitap
8 dk okuma 0 yorum
7. sınıf Türkçe ders kitabının (1. Kitap) “Gençliğin Kıymeti Metni” bölümünde 30, 32, 33, 34 ve 35. sayfalardaki etkinliklerin cevapları aşağıdadır. 31. sayfada soru yoktur. 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 30-32-33-34-35 Cevapları 1. Kitap yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
Gençliğin Kıymeti Metni Cevapları
Şevket Rado’nun bu yazısı, gençliği ömrün ilkbaharına benzetiyor ve bu çağın boşa geçirilmemesi gerektiğini anlatıyor. Etkinliklerde sözcük anlamlarını tahmin ediyor, düşünceyi geliştirme yollarını buluyor, ikileme ve üç nokta kullanımını çalışıyoruz. Sonra konuşma ve yazma etkinlikleri yapıyor, sebep-sonuç metin yapısını üç metin üzerinde uyguluyoruz.
Sayfa 30 Cevapları
Bu sayfada: İnsanların zamanla nasıl geliştiğini ve zamanı nasıl kullandığımızı düşünüyoruz. Metni tartışarak okuyacağımız için yazarın ağaçlarla insan yaşamı arasında kurduğu bağa bakıyoruz.
Hazırlık Vakti
1. İnsanların zaman içinde değişip geliştiğini gösteren durumlara çevrenizden örnekler veriniz.
Cevap: Abim ortaokulda gitar çalmayı hiç bilmiyordu, şimdi lise orkestrasında çalıyor. Komşumuz Ayşe Hanım yetişkin olduktan sonra yüzmeyi öğrendi ve artık yarışmalara katılıyor.
2. Zamanınızı verimli kullandığınızı düşünüyor musunuz? Örneklerle açıklayınız.
Cevap: Çoğu zaman kullandığımı düşünüyorum. Okuldan sonra önce ödevlerimi yapıyor, sonra kitap okuyorum. Ama hafta sonları uzun süre bilgisayar oyunu oynuyorum; o saatleri spora ayırsam daha verimli olurdu.
Metni tartışarak okuma yöntemini kullanarak okuyunuz. Tartışmanızda ağaçların çiçek açma ve meyve verme dönemleri ile insan yaşamının farklı dönemleri arasında yazarın kurduğu bağı açıklamaya odaklanınız.
Cevap: Yazar, ağacın ilkbaharda çiçek açıp sonbaharda meyve vermesiyle insanın gençlik ve olgunluk dönemlerini birbirine bağlıyor. Çiçek gençliğe, meyve de olgun yaşta ortaya konan başarıya karşılık geliyor. Çiçek açıp meyve vermeyen ağaç boşuna süslenmiş olur; gençlik de çalışmadan geçerse boş kalır.
Metni okurken anlamını bilmediğiniz kelime veya kelime gruplarını belirleyiniz. Bunların anlamlarını metnin bağlamından ve ön bilgilerinizden hareketle tahmin edip tahminlerinizi 1. etkinlikteki uygun alanlara yazınız.
Cevap: Anlamını bilmediğim dört sözü belirleyip tahminlerimi 32. sayfadaki 1. Etkinlik tablosuna yazdım.
Sayfa 32 Cevapları
Bu sayfada: Bilmediğimiz sözlerin anlamlarını tahmin edip sözlükle karşılaştırıyoruz. Sonra metinden düşünceyi geliştirme yollarına örnek cümleler buluyoruz.
1. Etkinlik
Belirlediğiniz kelime veya kelime gruplarının anlamlarını metnin bağlamından ve ön bilgilerinizden hareketle tahmin ederek ilgili alanlara yazınız. Ardından bunların sözlük anlamlarını TDK (Türk Dil Kurumu) Güncel Türkçe Sözlük’ten bulup ilgili alanlara yazınız. Tahminlerinizin doğruluğunu sözlük anlamları ile karşılaştırarak kontrol ediniz.
Cevap:

- hüsran → Tahminim: Büyük hayal kırıklığı, üzüntü. Sözlük anlamı: Umulanın olmamasıyla duyulan üzüntü.
- istidat → Tahminim: Doğuştan gelen yetenek. Sözlük anlamı: Gelişmeye uygun yetenek, kabiliyet.
- muvaffak → Tahminim: Başarıya ulaşmış kişi. Sözlük anlamı: Başarıya ulaşmış, başarılı olan.
- taptaze → Tahminim: Çok taze, yepyeni. Sözlük anlamı: Çok taze, hiç bozulmamış.
Neden?
Dört söz de metinde bağlamla anlaşılıyor. “Yalnız bir çiçek gibi süslü kalmak isterlerse hüsrana uğrarlar” cümlesinde hüsran, beklenen sonucun alınamaması demek. Tabiatın “bütün istidatları parlattığı” ilkbaharda istidat, canlıların içindeki yeteneklerdir. “Bir ömrü yaşamaya muvaffak olurlar ise” ifadesinde muvaffak, başarmak anlamına geliyor. “Taptaze, gevrek” sözleri ise çok taze anlamını veriyor.
2. Etkinlik
A. Aşağıda verilen düşünceyi geliştirme yollarına “Gençliğin Kıymeti” metninden birer örnek cümle yazınız.
Cevap:

- Tanık gösterme: “Bir zamanlar arkadaşım Sait Faik yazdığı güzel bir yazıda çiçeklere bakarak şaşakalıyor.” Yazar, bir başka yazarın sözlerini kanıt olarak getiriyor.
- Benzetme: “Çünkü hayat, tıpkı bir nehrin suyu gibi zaman içinde akıp gitmektedir.” Hayat, akan bir nehre benzetiliyor.
- Örneklendirme: Yetmiş beş yaşındaki bir âlimin, boş geçen yıllarına hayıflanması. Yazar, düşüncesini bu somut örnekle açıklıyor.
- Karşılaştırma: “Gençlikte pek çokmuş gibi görünen vakit yaş ilerledikçe azalacaktır.” Gençlikteki ve yaşlılıktaki zaman algısı karşı karşıya konuyor.
B. Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarının birbiriyle ilişkisini ve anlatıma katkısını açıklayınız.
Cevap: Yazar bu yolları birbirine bağlayarak kullanmış. Benzetmeyle gençliği ilkbahara benzetip konuyu canlandırmış, örnek ve karşılaştırmayla düşüncesini somutlaştırmış, tanık göstererek de savını güçlendirmiş. Böylece anlatım hem anlaşılır hem de inandırıcı olmuş.
Sayfa 33 Cevapları
Bu sayfada: Metinle ilgili beş soruyu sözlü cevaplıyoruz. Sonra “Bir İyilik Hikâyesi” içeriğini izleyip görselleri içerikle ilişkilendiriyoruz.
3. Etkinlik
1. Metinde “bahar” mevsimi hangi özellikleriyle anlatılmakta ve gençlik dönemiyle nasıl ilişkilendirilmektedir?
Cevap: Bahar, yeşermeyi ve çiçeklenmeyi hatırlatan, kendine özgü bir çekiciliği olan mevsim olarak anlatılıyor. İnsanın gençliği de “ömrün ilkbaharı” sayılıyor; ikisi de taze, güzel ve gelişmeye açık.
2. Yazar, hayatın akışını neye benzetmektedir? Bu benzetme üzerinden yazar “zamanın geri döndürülemeyeceği” fikrini nasıl açıklamaktadır?
Cevap: Yazar hayatı, akıp giden bir nehrin suyuna benzetiyor. Nehirde aynı suya iki kez girilemediği gibi geçen zaman da geri gelmiyor. Bu yüzden gençliğin her anı değerlendirilmeli.
Neden?
Metinde Herakleitos’un bir nehirde iki defa yıkanmanın mümkün olmadığını söylediği yazılıyor. Yazar, “hayat, tıpkı bir nehrin suyu gibi zaman içinde akıp gitmektedir” diyor ve akan suyun geri gelmeyeceğini, zamanın da öyle olduğunu anlatıyor.
3. İnsan, hayatındaki eksiklikleri ne zaman fark etmektedir?
Cevap: İnsan eksiklerini genellikle gençlik çağı geçtikten sonra, yaşlanıp geriye bakınca fark ediyor.
Neden?
Metinde “Bu eksiklikleri insan muhakkak ki, gençliğin hareketli çağı geçtikten sonra fark ediyor.” deniyor. Yazar da bu yüzden gençleri erken davranmaya çağırıyor.
4. “Bilirsiniz ki en güzel meyveler en iyi bahçıvanların eseridir.” sözüyle yazarın gençlere ve yetişkinlere yüklediği sorumluluklar nelerdir?
Cevap: Gençlere, kendilerini geliştirme ve zamanlarını iyi kullanma sorumluluğu yükleniyor. Yetişkinlere ise iyi bir bahçıvan gibi gençlerin yeteneklerini fark etmek, onlara emek vermek ve yol göstermek düşüyor.
Neden?
Yazı, gençlerin kendi gelişimini üstlenmesini isterken sonunda yetişkinlere “etrafınızda gelişmekte olan gençlere faydalı olmak için elinizden gelen gayreti esirgemeyeceğinizi ümit ederim” diye sesleniyor. Bahçıvan benzetmesi bu iki sorumluluğu birleştiriyor.
5. Metinde vurgulanan “gençliği verimli hâle getirmek” düşüncesinden hareketle siz geleceğe hazırlanmak için bugününüzü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Bugünümü büyük ölçüde değerlendiriyorum: okul çalışmalarımdan sonra her gün yarım saat kitap okuyor, haftada iki gün resim kursuna gidiyorum. Yine de telefonda geçirdiğim süreyi azaltıp o zamanı planlı çalışmaya ayırmam gerekiyor.
Değerlendirelim
Okumanızı tema sonundaki “Okuma Becerisi Öz Değerlendirme Formu”nu kullanarak değerlendiriniz.
Cevap: Bu form temanın sonunda yer alıyor. Forma ulaşınca okumamı ölçütlere göre değerlendireceğim.
4. Etkinlik
Dinleme/İzleme: Karekodu okutarak “Bir İyilik Hikâyesi” adlı içeriği izleyiniz.
Cevap: Karekodu okutup içeriği izledim.
A. Aşağıdaki görselleri izlediğiniz içerikte anlatılanlarla ilişkilendirmeye çalışarak inceleyiniz.
Cevap:
- Çuvala çöp toplayan çocuklar: Çocuklar sahili temiz tutmak için gönüllü olarak çöp topluyor.
- Kumda denize ilerleyen kaplumbağa: Bir deniz kaplumbağası sahile gelip denize doğru yürüyor.
- Yumurtadan çıkan yavrular: Yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar korunarak denize ulaşıyor.
B. Sizce bu fotoğrafları çeken fotoğrafçılar ile izlediğiniz içeriği hazırlayanların vermek istedikleri ortak mesaj ne olabilir? Sözlü olarak açıklayınız.
Cevap: Bence içerik, doğayı korumanın herkesin işi olduğunu söylüyor. Bir iyilik başlayınca çocuklar bile katılıp sahili temizliyor; yani küçük bir adım zamanla büyüyor.
Sayfa 34 Cevapları
Bu sayfada: Cümlelerdeki ikilemelerin altını çiziyor, yazımlarına D ya da Y yazıyor ve yanlış olanların doğrusunu yazıyoruz.
5. Etkinlik
Aşağıdaki cümlelerde yer alan ikilemelerin altını çiziniz. Yazımı doğru olanların yanına “D”, yanlış olanların yanına “Y” yazınız. Yazımı yanlış olan ikilemenin doğrusunu ilgili kutucuğa yazınız.
Cevap:

- Davranışlarımız üzerine doğru dürüst düşünmeden karar vermemeliyiz. → doğru dürüst: D
- Dostlukta iyi-kötü her anı paylaşmak vefanın göstergesidir. → iyi-kötü: Y, doğrusu “iyi kötü”
- Yeni öğrendiğin bilgilerin tekrar tekrar üzerinden geçersen bilgileri uzun yıllar boyunca hatırlarsın. → tekrar tekrar: D
- Aile büyüklerimizin arada, sırada değil her gün hatırını sormalı ve hayır dualarını almalıyız. → arada, sırada: Y, doğrusu “arada sırada”
- Azimle çalıştığı için gündengüne kendini geliştirdi. → gündengüne: Y, doğrusu “günden güne”
- Yaşananlara olumlu bakmak, ufak tefek sorunları dert etmemek mutlu bir yaşamın olmazsa olmazlarıdır. → ufak tefek: D
- Sıfır atık projesine çolukçocuk hep beraber hevesle katıldık. → çolukçocuk: Y, doğrusu “çoluk çocuk”
- Çocuklar dedelerinin anlattığı masalı akıllı uslu dinlediler. → akıllı uslu: D
- Merak ettiği her konuyu enine boyuna inceleyen insan zamanla daha bilinçli ve donanımlı hâle gelir. → enine boyuna: D
- Omuzomuza çalışarak sosyal sorumluluk projemizi tamamladık. → omuzomuza: Y, doğrusu “omuz omuza”
Neden?
İkilemeler iki ayrı sözcükten oluşur ve ayrı yazılır; aralarına tire ya da virgül konmaz, bitişik de yazılmaz. Bu yüzden “iyi-kötü” (tire), “arada, sırada” (virgül), “gündengüne”, “çolukçocuk” ve “omuzomuza” (bitişik) yanlış yazılmıştır.
Sayfa 35 Cevapları
Bu sayfada: Üç noktanın görevlerini örneklerle eşleştiriyor, cümlelerdeki kullanımını belirliyor ve kendi örneklerimizi yazıyoruz.
6. Etkinlik
A. Üç noktanın kullanıldığı aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. Verilen 1 ve 2 numaralı kurallar ile örneklerin bulunduğu kutucukları eşleştiriniz.
Cevap: Kutucuklara kuralların numaralarını yazdım:

- 1. kural → “— Okuduğun kitaplardan hangisini beğendin? — Bunu… — Konusu ne? — …” örneğinin kutucuğu
- 2. kural → “Öğretmen sunumu yapacak öğrenciyi çağırdı: — Barış… Barış!..” örneğinin kutucuğu
B. Aşağıdaki cümleleri inceleyip üç noktanın hangi görevlerde kullanıldığını belirleyiniz. Cümlelerin başındaki kutucuklara “A” bölümünde verilen kurallardan uygun olanın numarasını yazınız.
Cevap:

- “— Bu işi sen mi yaptın? — Ben…” → 1
- “Of… Yine geç kaldım!” → 2
- “Ahmet!.. Bana bakar mısın?” → 2
- “— Kiminle görüşecektiniz? — Serap Hanım’la… — Şef Serap Hanım’la mı? — …” → 1
Neden?
1. kural, karşılıklı konuşmada cevabın eksik bırakıldığı yerleri gösteriyor. “Ben…” ve sondaki “…” cevapsız ya da yarım kalan konuşmalar. 2. kural ünlem ve seslenmelerde anlatımı güçlendirmek içindir: “Of…” bir ünlem, “Ahmet!..” ise bir seslenme.
C. Üç noktanın verilen görevlerine örnek birer cümle yazınız.
Cevap:

- 1. kural için: — Bu resmi kim yırttı? — Ben… şey…
- 2. kural için: Anne… Beni duyuyor musun?

Soru sor ya da yorum yaz