8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125 Cevapları Hecce Yayıncılık
9 dk okuma 0 yorum
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 121-122-123-124-125 Cevapları Hecce Yayıncılık yazısında 3. Tema Millî Kültürümüz sonundaki Ölçme ve Değerlendirme bölümünün cevapları var. “Kültür Dili” metnine bağlı sorular, atasözü ve ilişki işaretlemeleri, 13 çoktan seçmeli soru ve bir yazma etkinliği bu sayfalardadır. Bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
3. Tema Ölçme ve Değerlendirme Cevapları (Millî Kültürümüz)
Bu bölüm Mehmet Kaplan’ın “Kültür Dili” yazısıyla başlıyor. Yazı, kültür dilinin ne olduğunu, sözlü halk edebiyatının ve atasözlerinin bu dilin içinde yerini anlatıyor. Ardından atasözleri, amaç-sonuç ve neden-sonuç ilişkisi, geçişli-geçişsiz ve etken-edilgen fiiller, isim ve fiil cümlesi ile cümle türleri ölçülüyor.
Sayfa 121 Cevapları
Bu sayfada: “Kültür Dili” metnini okuyor ve metne bağlı üç soruyu cevaplıyoruz.
A. Bölümü
Aşağıdaki soruları “Kültür Dili” adlı metne göre cevaplayınız.
1. Yazar, kültür dilini hangi anlamda (manada) kullanmıştır?
Cevap: Yazar kültür dilini, günlük konuşma ve ilim dilinin dışında, yazılı ve sözlü edebiyat dili anlamında kullanmıştır.

Neden?
Metnin ilk cümlesinde kültür dili tabiri, günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş manada yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullandığım şeklinde açıklanır.
2. Yazara göre sözlü halk edebiyatı niçin kültür diline girer?
Cevap: Çünkü sözlü halk edebiyatının biçimi ve içeriği günlük konuşma dilinden farklıdır.
Neden?
Metinde sözlü halk edebiyatının şekil ve muhteva bakımından günlük dilden farklı olduğu, bu yüzden kültür diline girdiği yazılıdır.
3. Yazara göre içinde Arapça ve Farsça kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmak niçin boşuna bir çabadır?
Cevap: Çünkü bu atasözleri halkın malı olmuştur. Yabancı kelime var diye onları atmak, bin yıllık kültürü yok saymak olur.
Neden?
Metinde bu sözlerin halka mal olduğu, içlerinde Arapça ve Farsça kelime var diye onları yabancı saymanın bin yıllık kültürü hiçe saymak olduğu söylenir.
Sayfa 122 Cevapları
Bu sayfada: Atasözlerini işaretliyor, cümlelerin amaç-sonuç ve neden-sonuç ilişkisini ayırıyor, iki çoktan seçmeli soruyu çözüyoruz.
B. Bölümü
Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Atasözü olan cümlelerin yanına ( ✓ ), olmayan cümlelerin yanına ( x ) işareti koyunuz.
Cevap:

- 1. Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır. → ✓
- 2. Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar. → ✓
- 3. Atı olan Üsküdar’ı geçti. → x
- 4. Mum dibine ışık vermez. → ✓
- 5. Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz. → ✓
- 6. Dostlar alışverişte görsün. → x
Neden?
Atasözleri kalıplaşmış, öğüt veren sözlerdir; 1, 2, 4 ve 5. cümleler bu özelliği taşır. “Atı olan Üsküdar’ı geçti” anlatılan bir olayı bildirir, öğüt vermez. “Dostlar alışverişte görsün” ise bir reklam sloganı gibidir.
C. Bölümü
Aşağıdaki cümlelerden amaç-sonuç belirtenlerin yanına “A”, neden-sonuç belirtenlerin yanına “N” yazınız.
Cevap:

- 1. Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim. → N
- 2. Çok okuyor ki iyi yazıyor. → N
- 3. Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti. → A
- 4. Şiir yazmak için hayal etmek gerekir. → A
- 5. Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider. → N
- 6. Kitap almak için para biriktiriyor. → A
- 7. İstanbul’a okumaya gitti. → A
- 8. Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu. → N
Neden?
Amaç-sonuç cümlesinde bir iş, ulaşılmak istenen bir amaç için yapılır (“-mak için, -mak üzere, -maya”). Neden-sonuç cümlesinde ise bir durum, başka bir durumun sebebi olur (“-diği için, -diğinden, ki”).
Ç. Bölümü
Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde abartılı bir ifade yoktur?
A) Çok zayıflamışsın, üflesem uçacaksın.
B) Dünya kadar ödevim var.
C) Ağzımla kuş tutsam da yaranamam.
D) Bülbül, güle küsmüş.
Cevap: D) Bülbül, güle küsmüş.

Neden?
A, B ve C seçeneklerinde bir durum gerçekte olduğundan çok büyütülür. D seçeneğinde ise bülbüle insan gibi küsme özelliği verilir; bu abartı değil, kişileştirmedir.
2. Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz.
Yukarıdaki dörtlüğün teması, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Anadolu sevgisi
B) Destan
C) Türküler
D) Batı sanatı
Cevap: A) Anadolu sevgisi
Neden?
Destan ve türkü sözleri dörtlükte yalnızca benzetme için kullanılmış. Şair Anadolu’yu bir destan gibi görür; asıl anlattığı bu topraklara duyduğu sevgidir.
Sayfa 123 Cevapları
Bu sayfada: Geçişli fiil, etken yüklem, isim ve fiil cümlesi sorularını içeren sekiz çoktan seçmeli soru var.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem geçişlidir?
A) Ağaca büyük bir dikkatle baktı.
B) Evdeki çiçeklerimizin hepsi kurumuş.
C) Erkenden bütün ödevlerimi bitirdim.
D) Yolda eski bir arkadaşımla karşılaştık.
Cevap: C) Erkenden bütün ödevlerimi bitirdim.

Neden?
“Neyi bitirdim?” sorusuna “ödevlerimi” cevabı verilir. Yani yüklem nesne almıştır; geçişlidir. Diğer yüklemler nesne almaz.
4. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem etkendir?
A) Evleri depremde yıkılmıştı.
B) İftar hazırlığı tamamlandı.
C) Birdenbire kapı açıldı.
D) Konuşması beni çok etkiledi.
Cevap: D) Konuşması beni çok etkiledi.
Neden?
D seçeneğinde işi yapan bellidir: konuşması beni etkiledi. Diğer cümlelerde özne işi yapmaz, işten etkilenir; yıkılma, tamamlanma ve açılma olayında işi yapan görünmez.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem geçişli olduğu hâlde nesne kullanılmamıştır?
A) Arka taraftaki pencerenin camını kırmışlar.
B) Hasta, şikâyetlerini uzun uzun anlattı.
C) Ne zaman aradın?
D) Tahtadaki yazıları hızlıca sildi.
Cevap: C) Ne zaman aradın?
Neden?
“Aramak” geçişli bir fiildir, ama C seçeneğinde “kimi, neyi aradın?” sorusunun cevabı yoktur. Diğer seçeneklerde “camını”, “şikayetlerini” ve “yazıları” nesne olarak geçer.
6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi özne-yüklem ilişkisine göre edilgen, nesne-yüklem ilişkisine göre geçişsizdir?
A) Kitap okumayı seviyorum.
B) Eşyaların fazlası, ihtiyaç sahiplerine verildi.
C) Tıkanan mutfak lavabosunu açtırdık.
D) Akşam misafirlerimiz gelecek.
Cevap: B) Eşyaların fazlası, ihtiyaç sahiplerine verildi.
Neden?
“Verildi” fiilinde işi yapan belli değildir, özne işten etkilenir; bu yüzden edilgendir. Cümlede nesne bulunmadığı için nesne-yüklem ilişkisine göre geçişsiz sayılır.
7. Aşağıdakilerden hangisi isim cümlesidir?
A) İşim gücüm budur benim.
B) Gökyüzünü boyarım her sabah.
C) Deniz yırtılır, kimi zaman.
D) Bilmezsiniz kim diker, ben dikerim.
Cevap: A) İşim gücüm budur benim.
Neden?
A seçeneğinin yüklemi “budur”dur; isim soylu bir sözcüğe ek fiil gelmiştir. Diğer üç cümlenin yüklemi çekimli fiildir.
8. Aşağıdakilerden hangisi fiil cümlesidir?
A) Bugünlerde bir akım var.
B) Tiyatro bir eğlencedir.
C) Tiyatro, kişinin sınırlarını genişletir.
D) Tiyatro, sanatın tümü gibi bir okuldur.
Cevap: C) Tiyatro, kişinin sınırlarını genişletir.
Neden?
“Genişletir” çekimli bir fiildir. A seçeneğinde “var”, B ve D seçeneklerinde “eğlencedir” ve “okuldur” isim soylu yüklemlerdir.
Sayfa 124 Cevapları
Bu sayfada: Bitmemiş cümle, cümle türü, edilgen çatı ve geçişli fiil sorularını içeren beş çoktan seçmeli soru var.
9. Aşağıdakilerden hangisinde bitmemiş bir cümle vardır?
A) Can çıkmayınca huy çıkmaz
B) Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
C) Yuvarlanan taş yosun tutmaz
D) Adam, adamdan korkmaz
Cevap: B) Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan

Neden?
B seçeneğinde yüklem yoktur; “huyundan ya suyundan” ne olur, söylenmemiştir. Diğer üç atasözü “çıkmaz, tutmaz, korkmaz” yüklemleriyle tamamlanmıştır.
10. Yüklemi isim soylu sözcükten oluşan cümlelere “isim cümlesi”, yüklemi fiil olan cümlelere ise “fiil cümlesi” denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi yükleminin türü yönüyle diğerlerinden farklıdır?
A) Küs olan kardeşler birbiriyle anlaştı.
B) Dünyanın en güzel kokusu gül kokusudur.
C) Bana hediyesi bir kutu kalemmiş.
D) Heyecan verici bir yarıştı.
Cevap: A) Küs olan kardeşler birbiriyle anlaştı.
Neden?
A seçeneğinin yüklemi “anlaştı” bir fiildir, cümle fiil cümlesidir. B, C ve D seçeneklerinde “kokusudur, kalemmiş, yarıştı” ek fiil almış isim soylu yüklemlerdir.
11. Aşağıdakilerden hangisi kurallı cümledir?
A) Eğlence, eğlence diyoruz boyuna.
B) Biz de hazin bir kaderi var dergilerin.
C) Çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi.
D) Hayatı, eseri, davranışları zıtlıklarla doludur.
Cevap: D) Hayatı, eseri, davranışları zıtlıklarla doludur.
Neden?
Kurallı cümlede yüklem sondadır. D seçeneğinde yüklem “doludur” cümlenin sonundadır. Diğer cümlelerde yüklem sonda değildir; bunlar devrik cümledir.
12. Aşağıdaki “Edilgen Fiiller” kutusunu ve numaralı cümleleri inceleyiniz.
Edilgen Fiiller: Cümlede gerçek öznesi belli olmayan; eylemin bildirdiği işi yapan değil, işten etkilenen durumunda öznesi bulunan fiillere “edilgen çatılı fiiller” denir.
1. Tüm çamaşırlar yıkandı.
2. Akşama kadar soru çözdüm.
3. Tüm param çalındı.
4. Mülakat için hazırlandı.
5. Giriş işlemleri yapıldı.
Numaralı cümlelerden hangileri edilgen çatılı değildir?
A) 1, 3, 5
B) 1, 4, 5
C) 2 ve 3
D) 2 ve 4
Cevap: D) 2 ve 4
Neden?
“Çözdüm” fiilinde işi yapan bellidir (ben), bu yüzden etkendir. “Hazırlandı” fiilinde kişi kendi kendini hazırlamıştır; iş kendine döndüğü için dönüşlüdür. Yıkandı, çalındı ve yapıldı fiillerinde ise işi yapan belli değildir, edilgendir.
13. Geçişli fiiller, nesne alabilen fiillerdir. Cümlede nesne varsa veya cümleye sonradan nesne eklenebiliyorsa cümlenin yüklemi geçişli bir fiildir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna benzer bir kullanım vardır?
A) Babam seni sordu.
B) Ara tatilde üç kitap okudum.
C) Öğrenciler okul bahçesinde bekliyor.
D) Bu sınavı geçtim.
Cevap: C) Öğrenciler okul bahçesinde bekliyor.
Neden?
Soru, cümlede nesnenin yazılmadığı halde sonradan eklenebildiği yüklemi arıyor. C seçeneğinde “servisi bekliyor” gibi bir nesne eklenebilir. A, B ve D seçeneklerinde nesne zaten yazılıdır.
Sayfa 125 Cevapları
Bu sayfada: Atatürk’ün dil hakkındaki sözünden yararlanarak bir metin yazıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözünden yararlanarak “Millî kültürün oluşmasında dilin önemi nedir?” sorusuna cevap olacak bir metni aşağıya yazınız.
Cevap: Başlık: Dil Kültürün Taşıyıcısıdır. Bir milletin kültürü, onu başka milletlerden ayıran değerlerin, geleneklerin ve ortak yaşayışın toplamıdır. Bu kültürü ayakta tutan en güçlü bağ ise dildir. Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözü de dilin bir milletin hem duygusunu hem düşüncesini taşıdığını anlatır. İnsanlar sevincini, acısını, umudunu ve hayallerini dille ifade eder. Bu ifadeler zamanla ortak bir hafıza oluşturur. Atasözlerimiz, deyimlerimiz, türkülerimiz, destanlarımız ve masallarımız dil sayesinde kuşaktan kuşağa aktarılır. Ergenekon Destanı’nı yüzyıllar sonra bile okuyabiliyorsak, bunu dilimizin canlı kalmasına borçluyuz. Dil olmasaydı atalarımızın deneyimleri unutulur, her nesil her şeye yeniden başlamak zorunda kalırdı. Ortak bir dil, insanların birbirini anlamasını sağlar. Birbirini anlayan insanlar aynı sevinçleri ve aynı acıları paylaşır. Bu paylaşım da milli birliğin temelini atar. Anadolu’nun bir köyünde söylenen türkü, uzak bir şehirdeki çocuğa aynı sözlerle ulaşabilir. Okullarda öğrendiğimiz yazı dili de bütün vatandaşları ortak bir anlatım etrafında buluşturur. Dilin bu birleştirici gücünü bilen Atatürk, Türk Dil Kurumu’nu kurdurmuş ve Türkçenin sadeleşmesi için çalışmıştır. Bugün dilimizi güzel ve doğru kullanmak, bu mirasa sahip çıkmanın en kolay yoludur. Yabancı sözcükler yerine Türkçe karşılıklarını seçmek, yazarken noktalama ve imlaya dikkat etmek küçük görünen ama değerli adımlardır. Dilini kaybeden millet kültürünü, kültürünü kaybeden millet ise kimliğini yitirir. Bu yüzden dil, milli kültürün hem kaynağı hem de koruyucusudur. Her gün konuştuğumuz sözcükler bile geçmişten gelen bir mirastır. Bir çocuk anadilini öğrenirken yalnızca sözcük değil, o milletin bakış açısını da öğrenir. Bu nedenle okuduğumuz her kitap, söylediğimiz her türkü kültürümüze katkıdır. Dili korumak, kültürü korumaktır. Geleceği kuracak olan bizler, dilimizi sevgiyle yaşatmalıyız. Ben de Türkçeyi sevgiyle kullanarak bu büyük mirasın bir parçası olmak istiyorum. Çünkü sevdiğimiz ve doğru kullandığımız bir dil, hem bugünümüzü güzelleştirir hem de yarınlara güvenle taşınır. Dilimiz ne kadar zengin ve canlı olursa kültürümüz de o kadar güçlü ve kalıcı olur. Bu sorumluluk her bireye düşer; konuşurken, yazarken ve okurken bu bilinçle davranmalıyız. Türkçe bizi biz yapar.


Soru sor ya da yorum yaz