8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 30-33-34-35-37 Cevapları Hecce Yayıncılık
8 dk okuma 1 yorum
1. Temanın (Erdemler) üçüncü metni olan “Türkçenin Söz Denizinde-Sevmek” yazısının 30, 33, 34, 35, 36 ve 37. sayfalardaki etkinliklerinin cevapları aşağıdadır. 31 ve 32. sayfalarda metin okunur, bu sayfalarda yazılacak bir cevap yok. 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 30-33-34-35-37 Cevapları Hecce Yayıncılık yazısında bazı cevapların altındaki sarı “Neden?” notuna dokunarak açıklamayı okuyabilirsiniz.
Türkçenin Söz Denizinde-Sevmek Metni Cevapları
Şükrü Halûk Akalın’ın yazısında “sevmek” sözünün eski Türkçedeki “seb-” biçiminden bugüne gelişi, sev- kökünden türeyen sözcükler ve sevgiyi anlatan başka söz grupları anlatılır. Etkinliklerde kelime bulmacası çözüyor, soruları cevaplıyor, öznel ve nesnel yargıları ayırıyor, düşünceyi geliştirme yollarını buluyor ve iki çeviriyi karşılaştırıyoruz.
Sayfa 30 Cevapları
Bu sayfada: Metne geçmeden önce kelime seçiminin kişi hakkında ne söylediğini konuşuyoruz. Sayfadaki yazıyı eleştirel okuma stratejisine uygun okuyoruz.
Hazırlık Çalışması
İnsanların konuşurken kullandığı kelimeler bize o kişi hakkında ne tür bilgiler verir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Cevap: Konuşurken seçilen kelimeler kişinin nasıl büyüdüğünü, ne kadar okuduğunu ve karşısındakine nasıl baktığını gösterir. Kibar ve özenli konuşan biri bana saygılı görünür. Sürekli kaba sözler kullanan kişiye ise yaklaşmak istemem.
Sayfa 33 Cevapları
Bu sayfada: Anlamı verilen sözcükleri bulup harfleri yerleştiriyor ve cümle kuruyoruz. Sonra metinle ilgili beş soruyu cevaplıyor, yeni başlıklar buluyoruz.
1. Etkinlik
Anlamı verilen kelime ve kelime gruplarını bulunuz. Boşluklara uygun harfleri yerleştiriniz. Bunları anlamına uygun cümlelerde kullanınız.
Cevap: Kelime kutularını doldurdum, cümlelerimi de yazdım:

- L E H Ç E → Cümlem: Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi aynı dilin iki lehçesidir.
- A L A Y → Cümlem: Yanlış söyleyen arkadaşımızla alay etmek doğru değildir.
- S A N A L O R T A M → Cümlem: Sanal ortamda tanımadığımız kişilere özel bilgilerimizi vermemeliyiz.
Neden?
İlk tanım, bir dilin tarihî ve bölgesel nedenlerle ayrılan koludur; bu “lehçe” demektir ve kutudaki H harfi üçüncü sıraya uyar. İkinci tanım bir kimseyi küçümseyip eğlence konusu yapmayı anlatır; bu “alay”dır ve L harfi ikinci sıradadır. Üçüncü tanım bilgisayar, tablet ve genel ağda kurulan etkileşimli ortamı anlatır; bu da “sanal ortam”dır ve verilen S, L, R, M harfleriyle uyuşur.
2. Etkinlik
1. Sevgi ile ilgili kimlerin sözüne yer verilmiştir?
Cevap: Yazar sevgiyi anlatırken üç ismin sözünü hatırlatıyor: Yunus Emre, Karacaoğlan ve Sait Faik.
Neden?
30. sayfada önce Yunus Emre’nin dizeleri, sonra “Ozanımız Karacaoğlan” diye başlayan dizeler, en sonda da Sait Faik’in her şeyin bir insanı sevmekle başlayacağını söylediği belirtilir.
2. Dilimizde sevgi mesajı veren atasözlerini TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten araştırınız.
Cevap:
- Gülü seven dikenine katlanır.
- Gönül ferman dinlemez.
- Kalp kalbe karşıdır.
3. Yunus Emre, “Sevelim sevilelim,/Dünya kimseye kalmaz.” dizeleriyle sizce ne anlatmak istemiştir?
Cevap: Yunus Emre, ömrün kısa olduğunu ve bu dünyada kimsenin sonsuza kadar kalmayacağını hatırlatıyor. Kırılmak, küsmek ya da kavga etmek yerine birbirimizi sevmemizi öğütlüyor.
Neden?
Metinde bu dizeler için “dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin, sevilmenin daha önemli olduğunu vurguluyor” denir. Yani şair, geçici bir hayatta en değerli şeyin sevgi olduğunu söyler.
4. “Sev-” sözcüğünden türeyen kelimeleri ve bu kelimelerin anlamlarını söyleyiniz.
Cevap:
- sevgi: bir kimseye ya da şeye karşı yakın ilgi ve bağlılık gösteren duygu
- sevgili: sevgi duyulan, sevilen ve âşık olunan kimse
- sevecen: acıyarak ve koruyarak seven
- sevinç: istenen ya da hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku
- sever: seven kimse (vatansever, hayırsever gibi birleşik sözlerde)
Neden?
Bu sözcüklerin hepsi “sev-” kökünden türediği için ortak bir sevme anlamı taşır. 31 ve 32. sayfalarda “sevecen”, “sever”, “sevgi”, “sevgili” ve “sevinç” sözcüklerinin anlamları ayrı ayrı açıklanmıştır.
5. İçinde “sevgi, sevmek” gibi sözcükler geçmese de bu anlamlarda kullanılan sözcük grupları nelerdir? Anlamlarıyla birlikte söyleyiniz.
Cevap:
- üzerine titremek: bir şeyi ya da kişiyi çok sevip özen göstermek
- yakınlık duymak: birine karşı sevgi veya ilgi duymak
- gönül vermek: birine sevgiyle bağlanmak
3. Etkinlik
Okuduğunuz metne uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız. Neden bu başlıkları tercih ettiniz? Açıklayınız.
Cevap: Metin sevmek sözünün tarihini ve ondan türeyen sözcükleri anlattığı için başlıklarımı buna göre seçtim:

- Sev- Kökünün Yolculuğu: Metin bu kökün tarihini anlatıyor.
- Türkçede Sevginin Sözcükleri: Metin, türeyen kelimeleri sayıyor.
Sayfa 34 Cevapları
Bu sayfada: Metinden öznel ve nesnel yargı bildiren cümleler seçiyoruz. Sonra açıklayıcı anlatıma bir paragraf örneği yazıyoruz.
4. Etkinlik
Yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişmeyen, kanıtlanabilen cümlelere “nesnel yargı bildiren”; yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişen, yorumlanabilen cümlelere “öznel yargı bildiren” cümleler denir.
Yukarıdaki açıklamadan yararlanarak yazarın metinde kullandığı öznel ve nesnel yargı bildiren cümleleri tespit ediniz. Aşağıya bu cümlelerden örnekler yazınız.
Cevap:

- Öznel yargı bildiren cümleler: Edebiyatımızdan pek çok başka örnek verilebilir. Yunus Emre, dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin daha önemli olduğunu vurguluyor. Karacaoğlan’a göre güzel sevmek ayıp değildir. Sayısız sanatçımızın sayısız eserinde sevgi sözleri çok kullanılmıştır.
- Nesnel yargı bildiren cümleler: Arapça kökenli aşk sözünün Türkçe karşılığı sevidir. Sevmek sözü Türkiye Türkçesinde beş ayrı anlamda kullanılmaktadır. İlk yazılı kaynaklarımızda bu sözümüz seb- biçiminde geçer. Sevgi sözü sev- kökünden türemiştir. Vatansever sözünde sever geçer.
Neden?
“Aşk sözünün karşılığı sevidir” ve “seb- biçiminde geçer” cümleleri sözlükten ya da kaynaklardan kanıtlanabildiği için nesneldir. “Örnek verilebilir” ve “daha önemlidir” gibi cümleler ise yoruma bağlıdır, kişiden kişiye değişebilir; bu yüzden özneldir.
5. Etkinlik
Aşağıda, okuduğunuz metinden bir paragraf verilmiştir. Yazar, bu paragrafta anlatım biçimlerinden biri olan açıklayıcı anlatımdan yararlanmıştır. Siz de okuduğunuz metinden açıklayıcı anlatım örneği bularak örneğinizi noktalı alana yazınız.
Cevap: “İnsanın ‘bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu’ ise yine sev- kökünden türemiş olan sevgidir. Sevgi beslemek ‘sevgi duymak, sevmek’ anlamındadır.” Bir başka açıklayıcı örnek: “Sevgili sözü sevgiden türemiştir ve ‘sevgi ve bağlılık duyulan’ anlamındadır.” Bu paragraflarda sözcükler tanıtıldığı için anlatım açıklayıcıdır. Böyle paragraflarda yazar yorum katmadan bir kavramın ne anlama geldiğini ve nereden geldiğini anlatır; “anlamındadır” ve “türemiştir” gibi ifadeler de bu anlatımın işaretidir.

Neden?
Açıklayıcı anlatımda yazar bilgi verir, bir kavramı tanıtır. Seçtiğim paragraf “sevgi” sözünün ne demek olduğunu ve hangi kökten türediğini anlattığı için bu anlatım biçimine uyar.
Sayfa 35 Cevapları
Bu sayfada: Yazarın düşünceyi geliştirme yollarını buluyoruz. Sonra “sevginin gücü” konulu konuşma ve atasözüyle hikâye hazırlıyoruz.
6. Etkinlik
Okuduğunuz metinde yazarın kullandığı düşünceyi geliştirme yollarını (tanımlama, örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma, sayısal verilerden yararlanma, benzetme) belirleyiniz. Seçtiğiniz düşünceyi geliştirme yolunu örnekleyen paragrafı noktalı alana yazınız.
Cevap: Örneklendirme: “Sever sözü, barışsever, çiçeksever, dilsever, hayırsever, vatansever, yardımsever, yurtsever gibi pek çok birleşik sözde seven kimse için kullanılırken severlik sözü de sever olma durumunu ifade etmek üzere birleşik söz yapımında yer alır.” Tanık gösterme: “Ozanımız Karacaoğlan, ‘Kınamazlar güzel sevse yiğidi, / Güzel sevmek koç yiğide ar değil.’ diyerek güzel seven yiğidin kınanamayacağını dile getiriyor.” Tanımlama: “Sevecen, ‘acıyarak ve koruyarak seven’ anlamındadır.” Sayısal veri: “Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye Türkçesinde beş ayrı anlamda kullanılmaktadır.” Karşılaştırma: eb sözünün ev, sab sözünün sav olması gibi seb- sözü de sevmek biçimine dönüşmüştür. Örneklendirme olarak sıcak yeri seçen insanın ve güneşli yerde hızlı büyüyen çiçeğin sevmek sözüyle anlatılması da gösterilebilir. Sevmek sözünün anlamlarını tek tek sıralaması da yazarın bilgiyi düzenli sunduğunu gösteriyor. Bu bilgiler okuyucunun sevmek sözünü yalnızca duygu olarak değil, bir kelime olarak da tanımasını sağlıyor. Metin ayrıca farklı sanatçılardan alıntılar yaparak konuyu edebiyatımızın içine yerleştiriyor, böylece sevginin dilimizde ne kadar köklü olduğunu hissettiriyor. Sonuçta yazı hem öğretici hem de duygusal bir bütünlük kazanıyor. Yazar bu yollarla sevmek sözünü hem tanıtıyor hem örneklerle ve kanıtlarla güçlendiriyor.

Neden?
Birleşik sözlerin sıralanması, bir fikri tek tek örneklerle güçlendirdiği için örneklendirmedir. Karacaoğlan’ın dizelerinin alıntılanması ise düşünceyi bilinen bir ozanın sözüyle desteklediği için tanık göstermedir.
7. Etkinlik
Herhangi bir hazırlık yapmadan sınıfınızda “sevginin gücü” konulu bir konuşma yapınız. Arkadaşlarınızdan yaptığınız konuşmayı değerlendirmelerini isteyiniz.
Cevap: Örnek konuşma: “Sevgi, yüzümüze gülen bir komşu, zor günümüzde omzumuza konan bir el gibidir. Anne sevgisi bizi korur, arkadaş sevgisi bize cesaret verir. Hayvanları, doğayı ve ülkemizi sevmek de bizi daha sorumlu biri yapar. Sevginin olduğu yerde kavga küçülür, anlayış büyür. Bu yüzden sevgi, hiçbir gücün kıramadığı kapıları açar.”
8. Etkinlik
Defterinize 2. etkinlikte araştırdığınız atasözlerinden biriyle bir hikâye yazınız.
Yazacağınız metinde öncelikle zaman, mekân, şahıs ve olay unsurlarını belirleyiniz. Ardından yazacağınız hikâyenin serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde anlatacaklarınızı planlayınız. Metni yazarken yazım kurallarına uymaya özen gösteriniz.
Cevap: “Gönül ferman dinlemez” atasözüyle şu hikâyeyi yazdım:
Terzi Salih’in Mavi Kumaşı
Bir kış sabahı, küçük bir kasabada terzi Salih Usta, dükkânına gelen yaşlı Fatma Hanım’ın eskimiş paltosunu onarmasını istedi. Usta o gün paltoyla uğraşmak yerine pencerenin önündeki mavi kumaşı dikmeyi düşünüyordu. Ama Fatma Hanım’ın titreyen ellerini görünce kararını değiştiremedi. Gönlü “ferman dinlemedi”; kumaşı bir kenara bıraktı. Gece geç saate kadar çalışıp paltoyu yepyeni yaptı. Ertesi gün Fatma Hanım sevinçle geldi ve Salih Usta’ya elleriyle ördüğü bir atkı hediye etti. Usta o akşam, en güzel işin sevgiyle yapılan iş olduğunu bir kez daha anladı.
Sayfa 36 Cevapları
Bu sayfada: Pollyanna romanından alınmış 1. metin okunur. Yazılacak cevap, 37. sayfadaki karşılaştırma tablosundadır.
9. Etkinlik
Aşağıda Eleanor Emily Hodgman Porter (Elenor Emili Hadşmın Portır) tarafından yazılan Pollyanna (Polyanna) adlı eserin iki farklı çevirmen tarafından yazılmış, iki farklı baskısından bölümler yer almaktadır. İki metni dil, anlatım ve içerik yönünden karşılaştırınız. Metinlerin farklı ve benzer yönlerini yazınız.
Cevap: İki metni karşılaştırıp tabloyu şöyle doldurdum:

- Farklı yönleri: Özel adların okunuşu 1. metinde parantez içinde var, 2. metinde yok. “Malikâne” ile “köşk” sözleri farklı. Hitap 1. metinde “hanımefendi”, 2. metinde “efendim”.
- Benzer yönleri: İkisinde de Polly Hanım’ın Nancy’ye sert çıkışı anlatılıyor. Olay ve kişiler aynı. Anlatıcı üçüncü kişi, ikisinde de diyalog ve Nancy’nin duyguları var. İkisi de kısaltılmış.
Neden?
Aynı roman farklı çevirmenlerce çevrildiği için olay ve kişiler değişmez, ama sözcük seçimi ve yazım biçimi değişir. 1. metinde “Poli Heringtın” gibi okunuşlar ve “Malikânesi” sözü geçerken, 2. metinde “Köşkü” sözü kullanılır.
Sayfa 37 Cevapları
Bu sayfada: Pollyanna’nın 2. metnini okuyup iki çeviriyi tabloda karşılaştırıyoruz.

Soru sor ya da yorum yaz